Yurt Dışında Nasıl İş Bulunur? | Expat Eşi için İş Olanakları

Hehey! En sonunda iş bulduğuma göre bu yazıyı yazabilirim! Efendim, yurt dışında iş nasıl bulunur? Expat eşi veya diplomat eşi nasıl iş bulabilir? Veya tasımı tarağımı alıp yurt dışında yaşamak istiyorum nasıl iş bulurum? Bu yazı hepsine cevap olabilir ancaaaak öncelikle iki farklı insan grubunu tanımlamamız gerekiyor ki sonradan akıllar karışmasın.

Görevlendirme Sebebiyle Yurt Dışına Taşınanlar

Bu birinci senaryomuz: Eş durumu ile yurt dışına taşınan bireyler.

Globalleşen Dünya’da her gün birileri iş sebebiyle evlerini geride bırakıp yeni ülkelere yelken açıyor. Kendini bu konumda bulanlar genellikle askerler, diplomatlar ve uluslararası şirket çalışanları (expatlar) oluyor. Ben bu yazıda, anlatım kolaylığı olması adına, her seferinde askerler, diplomatlar ve expatlar demektense sadece expatlar olarak bahsedeceğim.

Öncelikle, aklınızda “Expat mı? O da ne?” şeklinde bir soru işareti yandıysa sizi Expat Nedir adlı yazıma yönlendireyim. Daha sonra isterseniz expat yazı serisinin ikinci ve üçüncü yazılarına da geçebilirsiniz. Zira bu yazı da bir nevi Expat serisinin 4. bölümü niteliği taşıyor.

Expatlar yurt dışına çıkarken ailelerini de yanlarında götürebilir. Ailecek yurt dışına taşınmanın yanında getirdiği en büyük sıkıntılardan biri expat eşi için iş bulma zorluğudur. Ben de bir expat eşi olarak Arjantin’e geldikten sonra uzunca bir süre iş aradım ve en sonunda istediğim gibi bir iş bulmam bir buçuk senemi aldı.

Peki expat eşi için iş bulmak neden bu kadar zor?

  1. Eğer gittiğiniz ülkenin dilini bilmiyorsanız otomatikman dezavantajlı konuma düşüyorsunuz. Aksi şekilde de, şans eseri gittiğiniz ülkenin diline hakimseniz, bu sizin için bir avantaj olabilir.
  2. Potansiyel çalışanın expat eşi olması bir işveren için hoş bir durum değil çünkü Expatlar geçici bir süre için yurt dışına gönderilirler. (Bunun Expat Nedir yazısını okuyanlara tanıdık gelmiş olması lazım) Örneğin, diplomatların atamaları hep 4 seneliktir. Ya da expat gönderen birçok şirket, 1-3 seneliğine görevlendirme yapar. Ve işveren, belirli bir süreden sonra gideceğini bildiği bir kişiye yatırım yapmayı tercih etmeyebilir.
  3. Öte yandan, expat ve ailesi için bütün oturma izni prosedürünü gönderen şirketin halletmesi, expat eşinin sahip olduğu en büyük avantajdır. Çoğu şirket eş için çalışma iznini de alır. Çalışma izni gönderen şirket tarafından karşılanmasa bile bir kez oturma izni aldıktan sonra çalışma izni çıkarmak çok zor bir süreç değildir. Dolayısıyla eşin başvurduğu şirket çalışma izni almaya gönüllü olabilir.

Öz Çabayla Yurt Dışına Çıkanlar

Bu da ikinci grubumuz: yurt dışında yaşamaya, çalışmaya karar verdiği için kendi olanaklarını yaratarak yurt dışına çıkmaya çalışan kişiler.

Bu kişilerin avantajları ve dezavantajları yukarıda bahsettiğim gruptan oldukça farklıdır. Kendi çabasıyla yurt dışına çıkmaya çalışanların önündeki en büyük engel oturma ve çalışma iznidir. Birçok şirket çalışma izni bulunmayan kişilerin başvurularına bakmaz bile. Çalışan adına çalışma izni alma taşının altına elini koymaya gönüllü az sayıda şirket bulunur. Bu şirketlerin de kriterleri oldukça yüksek olabilir.

Öte yandan, expat grubunun dezavantajı olan ülkede geçici olma bu grup için söz konusu değildir. İş veren ‘Ya ben bu adamı işe alsam iki gün sonra çekip gider mi?’ endişesi yaşamaz. Bu da bazen sizi, her türlü izne sahip olan expat grubundan bir adım öteye taşıyabilir.

İş Olanakları

1- Uluslararası Şirketlere Başvurmak

Büyük, çok uluslu şirketler yurt dışında iş arayışındayken akla ilk gelen seçeneklerdendir. Özellikle danışmanlık şirketleri, uluslararası bankalar, Coca Cola; Microsoft; Unilever gibi Dünya çapındaki dev şirketlerin birçok farklı ülkede ofisleri bulunur. Eğer özgeçmişiniz uygunsa kolaylıkla bu firmalara başvurabilirsiniz. Ama kabul ederler mi orası muamma… Bu şirketler ne kadar akla ilk gelen seçenekler olsa da kabul alması en zor olan yerlerdir. Öte yandan bir kez girdikten kurumsal bir şirkete sonra sizin için yurt dışında yaşam büyük oranda kolaylaşacaktır.

LinkedIn arama örneği

2- Türkçe’ye İhtiyacı Olan Şirket Aramak

Bu olay şöyle yürüyor: Yukarıda bahsettiğimiz gibi büyük, uluslararası şirketlerin web sitelerini açıyorsunuz. Web sitesinin kariyer ve iş ilanlarıyla ilgili sayfasını buluyorsunuz. Ve bu sayfada ‘Turkish‘ kelimesini aratıyorsunuz. Eğer şirket Türkçe bilen eleman arıyorsa çat diye karşınıza çıkıyor.

Örnek verelim: Diyelim ki Microsoft’un İstanbul’da ve Ankara’da ofisleri var ama Amerika’daki genel merkezinde de Türkiye marketi ile ilgilenecek bir elemana ihtiyaçları var. Sitesinde “Marketing Associate – Turkish Language” diye başvuruyu buldunuz. Hemmen başvuruyorsunuz! Sonra da n’olur geri dönsünler diye beklemeye başlıyorsunuz. (Tamamen kurgu bir örnektir. Microsoft böyle atraksiyonlara gerçekten giriyor mu bilmiyorum.)

Bu yöntem sadece Türkçe’yle sınırlı da değildir. Eğer akıcı bir şekilde ikinci bir yabancı dil konuşabiliyorsanız veya bilingual yetiştirildiyseniz çok büyük bir imkana sahipsiniz demektir. İkinci dilinizle de bu yöntemi kullanabilir, örneğin Almanca ikinci ana dilinizse şirketlerin Almanca ihtiyacı var mı diye bakabilirsiniz. (Yalnız bu durum, ne kadar süper bir seviyede olursa olsun, İngilizce’de pek işlemiyor. Malum, artık herkes İngilizce biliyor ve biz İngilizce bilen bu kadar insanın arasından sıyrılıp yurt dışında işe alınmaya çalışıyoruz.)

Kaynak için: http://www.fortuneturkey.com/global-turk-sirketleri-43776

3- Yurt Dışıda Operasyonları Bulunan Türk Şirketlere Başvurmak

Bu da en tatlı seçeneklerden. Zira, Türk şirketlerin Türkçe bilen elemana ihtiyaç duyması, veya artı bir özellik olarak tercih etmesi muhtemel bir durum. Böylece Türk vatandaşı olarak başvuruların arasından sıyrılma şansınız olabilir.

Örneğin, geçtiğimiz sene Beko’nun operasyonlarını Latin Amerika’ya genişleteceğine dair söylentiler vardı. Ben heyecanla Beko bir gelsin de başvurayım diye beklemiştim. Ancak sonradan vazgeçildi sanırım, Beko buralara gelmedi. 🙁

Türk şirketlerde iş olanağı, expat konumundaki bireyler için daha elverişli olabilir. Oturma/çalışma izni kolaylığı bu tip şirketler için cezbedici olacaktır. Öte yandan, kendi çabasıyla yurt dışına çıkmaya çalışan ama an itibariyle hala Türkiye’de yaşayan, ikinci grubumuza dahil bireylerin gidip de Beko’nun LATAM sayfasından yaptığı iş başvurusunun ne yazık ki iplenmeme ihtimali var. (Yine de bu başvurmayın demek değil. Denemenizi şiddetle öneririm. Evet, çok küçük bir ihtimal ama belki de sizi expat olarak gönderirler belli mi olur?)

4- Freelance Çalışmak

Bu, yukarıdaki seçeneklerin hiçbirini tutmadığında can kurtarıcı olan seçenektir. Mesela ben Arjantin’deki ilk bir buçuk senemi freelance geçirdim çünkü hiçbir şekilde tam zamanlı iş bulamadım.

Ha, tabi yanlış anlaşılmasın, freelance çalışmak kesinlikle aslında tercih edilmeyen, üvey evlat muamelesi gören iş seçeneği değildir. Yine de kurumsal hayatın bir parçası olmak istese de olamayanların can simididir. Dört köşe ofislerden ve 9-6 çalışma düzeninden bezmiş, kurumsal hayatta nefretle bakanların ise biricik aşkıdır. <3

Freelance çalışmanın en güzel yanlarından biri hiçbir şekilde oturma veya çalışma iznine ihtiyaç duyulmamasıdır. Bu sayede son zamanlarda freelance çalışarak dünyayı gezme (Nomad yaşam tarzı) modası da doğdu. Peki freelance işi nasıl bulunur? Nasıl ve nereden başlamak gerekir?

(1) Tamamen kendi sitenizi kurup kendi işinizi başlatabilirsiniz. Tabi bunun için elinizde sunabileceğiniz bir hizmet olması gerekir. Bu da tamamen sizin yetenek ve birikimlerinizle ilgilidir. Freelance yazarlık, data analizi, pazarlama gibi bir çok şey yapabilirsiniz.

(2) Piyasada freelance iş arayabilirsiniz. Freelance iş imkanları yaratan veya paylaşan birçok web sitesi bulunuyor. Bu mecralar aracılığıyla iş bulabilirsiniz.

Ben kendi freelance hayatıma İçerik Bulutu ile başladım. Çok tatlı bir platformdur, yazarlığa ilgilisi olanlara öneririm. İçerik Bulutu’nu ise grifikirler.com’un bu yazısından bulmuştum. Alternatif seçenekler için linki kontrol edebilir ve Gri Fikirleri kurcalayabilirsiniz. Serbest çalışmaya yönelik birkaç tane güzel yazıları var. Eğer aklınızda freelancer olmak varsa, işe atılmadan önce çoooook iyi bir araştırma yapmanızı öneririm. Zira freelancer olmak çok da kolay değildir. Gerçekten iyi emek ve zaman ister. İnternet bu konuda yazılmış çizilmiş bir sürü yazı dolu olduğu için her şeyi burada tekrarlayıp kendi yazımın çerçevesinden çıkmak istemiyorum. Onun yerine size güzel bir kaynak daha önerebilirim. Sevgili eski iş verenim İçerik Bulutu’nun blog kısmı çok güzel bilgilerle doludur. Buyrunuz link: İçerik Bulutu Blog.

 

5- Yeteneklere Yönelmek

Şimdiye kadar daha çok akedemik geçmiş isteyen iş olanaklarından bahsettik. Bu başlık ise, özel ve güzel yetenekleri olan insanlar için. Dünyayı gezerek sanatını icra eden birçok müzisyen, oyuncu, ressam, dövme artisti, fotoğrafçı var. Bu mesleklere mensup bireyler sadece dünyayı gezmek için değil, yurt dışına yerleşmek için de bu meziyetlerini kullanabilirler. Ben, elimin biraz kalem tutması dışında, hiçbir yeteneğe sahip olmadığım için bu başlık için önerilerde bulunmak benim için biraz daha zor. Ancak bunu başarmış, güzel hikayeleri olan birçok insanla tanıştım şimdiye kadar. Arjantin’de birçok Türk tango sanatçısıyla, bir neyzenle, Belçika’da bir klasik müzik sanatçısıyla karşılaşmışlığım var. Yani neymiş? Yetenekler kullanılarak yurt dışına çıkılabilirmiş. Peki bu insanlar bunu nasıl başarmış? Gördüğüm kadarıyla bu insanların 3 ortak noktası var:

(1) Genellikle yurt dışına açılma sürecinin networking gerektiriyor. Uluslarası festivallerde tanıştığı insanlar sayesinde yeni hayatına atılanlar var. Veya amcasının oğlu Almanya’da yaşadığı için gidip yanına seramik yapıp satarak yeni bir sayfa açanlar da var. İlişkileri kullanmak, birlikte yeni, uluslararası projeler geliştirmek önemli.

(2) Beni çok şaşırten bir konu olsa da, şimdiye kadar tanıştığım veya duyduğum bu insanların ortak noktalarından biri de bazılarının taşınmadan önce gittiği ülkenin dilini bilmiyor olması. Eminim ki işlerini zorlaştırmıştır. Ancak, özellikle müzik gibi sanat dallarında, sanatın evrenselliği dilin eksikliğini bir tık ortadan kaldırabiliyor.

(3) Son olarak da bütün bu insanlar geride kalan tüm gemileri yakıp yeni limanlara açılcak cesarete ve maceracı ruha sahip olmaları.

6- Öğretmenlik Yapmak

Zaten, öğretmen misiniz? Ya da (bir önceki başlığa benzer olarak) öğretebileceğiniz bazı yetenekleriniz mi var? O zaman sizin de önünüz açık.

Öğretmenlik, özellikle dil öğretmenliği, kapısı yurt dışına en açık mesleklerden biridir. Farklı ülkelerde öğretmenlik yaparak Dünya’yı gezen insanlar bile var ama bu insanların büyük bir kısmı Amerikalı ve anadillerinin İngilizce olması avantajını taşıyorlar. Öte yandan, bu sadece Amerikalılar yurt dışında öğretmenlik yapabilir demek olmuyor tabi. Zira, en çok rastlanan seçenek olsa da, yabancı dil öğretilebilir tek şey değil. Peki başka seçenekler neler?

  • Spor eğitmenliği (pilates, yoga, kişisel antrenörlük),
  • Dans öğretmenliği (Tango, salsa…),
  • Müzikal enstrüman öğretmenliği,
  • Resim/seramik/hat öğretmenliği…

Bunların dışında, akademik geçmişi olanlar için üniversiteler de bir seçenek olabilir. Özellikle expat konumundakiler için öğretmenlik elverişli bir seçenektir. Zira oturma/çalışma izni gerekliliği tek başına hareket etmeyi veya küçük işletmeler/kurslarla çalışmayı zorlaştırmaktadır.

7 – Tur Rehberliği

Bunun bir örneği ile de Şili’de karşılaştım. Santiago gezimiz sırasında katıldığımız ücretsiz şehir turundaki rehberimiz İspanyoldu. Şili’den önce Brezilya’da da birkaç sene rehberlik yaparak kalmıştı. Ondan kendisi gibi başka ülkelere gidip rehberlik yaparak yıllarca kalan bir çok kişi olduğunu öğrendim. Bu tarz ücretsiz şehir turları vermek tur rehberliği seçeneklerinden sadece biri. Tamamen bahşiş ile çalışıyorlar. Ücretli olarak rehberlik yapanlar da bulunuyor ancak belli bir tur şirketiyle çalışmaya başlamak ilk adımda daha zor olabilir. Tahmin edersiniz ki bu meslek için yabancı dil şart. Öte yandan yurt dışına çıktığınızda anadilinizin de sizin için bir avantaj olabileceğini unutmayın.

Expat görevlendirmesiyle yurt dışında bulunanlar kendi dillerinde tur hizmeti sunarak kendi işini başlatabilir. Kendi çabasıyla yurt dışına çıkmaya çalışan bireyler ise ilk etapta tur şirketleriyle çalışarak oturma/çalışma izni sorununu çözebilirler.


Ben Arjantin’e geldiğimde ilk etapta bütün enerjimi büyük şirketlere harcamıştım. Freelance çalışmak veya öğretmenlik yapmak gibi seçeneklerin çok daha sonra farkına vardım. Umarım bu yazı, sizlerin de yolunuzu çizmenize yardımcı olup hayallerinize biraz daha yaklaştırabilir.

Eğer bu yazıya her an ulaşabilmek isterseniz aşağıdaki görseli Pinsterest’e kaydederek kolayca ulaşabilirsiniz.

Yazı Bilgileri:

Yayın Tarihi: 1 Nisan 2019

Son Güncelleme: 18 Mayıs 2019

Kapak Fotoğrafı: Santiago de Chile gezisinden, Santiago’da plazaların bulunduğu Condes bölgesi

Yazı-içi Fotoğraflar: pexels.com ve pixabay.com