Yucatan Yarımadası Gezi Rehberi | Meksika

Meksika sahilleri, beyaz kumlarıyla deniz tatili sevenlerin gönüllerini çalmıştır her zaman. Cancun, Playa Del Carmen, Akumal, Tulum gibi ülkenin en güzel sahilleri Yucatan Yarımadası’nda bulunur. Bu bölgeyi asıl sıradışı ve çekici yapan özelliği ise beyaz kumlu sahillerinin yanı sıra birçok noktada Maya kalıntılarına rastlanabilmesidir. Böylece deniz ve kültür tatilini bir araya getiren Yucatan bölgesi görülecek yerler listelerinde sağlam bir yer edinmiştir. Ülkenin güney doğu kuyruğunu oluşturan bu yarımada aynı zamanda Meksika’nın turizm cenneti olarak anılır.

Ulaşım ve Vize

Türk vatandaşlarının internet üzerinden turist vizesi başvurusu yapması gerekiyor. Yoğunluk olmabileceği için başvurunuzu gitmeden en az iki gün önce yapmış olmanız gerekiyor. Öte yandan eğer hali hazırda Amerika turist vizeniz varsa elektronik vizeye ihtiyaç kalmıyor çünkü Meksika hükümeti Amerika vizesini yeterli görüyor. Ben bu ayrıntıyı bilmediğim için elektronik vize de almıştım ama pasaport kontrolünde sadece Amerikan vizeme baktılar.

Meksika oldukça büyük bir ülke. Mesafeler birbirine uzak. Bu nedenle Yucatan bölgesinde tatil yapacaksanız Cancun Havalimanı‘na uçmanızı öneririm. Cancun’a Türkiye’den direkt uçuş yok ancak birçok noktadan aktarma yapılabiliyor.

Meksika’da araba kiralama

Ülke içinde ulaşımı sağlamak için ise biz Avis’ten araba kiralamayı tercih ettik.

Avantajları:

  • Bu gezi sırasında arkadaşlarımızla birlikte 4 kişilik bir gruptuk, araba birlikte hareket etmemizi kolaylaştıracaktı ayrıca araba sayesinde bagajları taşımak da bir dert olmaktan çıkacaktı,
  • Dediğim gibi mesafeler çok uzun. Bütün kıyı şeridini gezebilmek ve kalıntıları ziyaret edebilmek için bayağı yol kat edilmesi gerekiyor. Araba bu noktada insana büyük bir esneklik sağlıyor. Ayrıca bizim gibi grupça hareket edilmesi durumunda 4 kişi için sürekli otobüs parası vermektense araba kiralamak daha mantıklı hale gelebiliyor.

Dezavantajları:

  • Öncelikle fiyat konusu büyük bir kandırmaca. Özellikle önceden internetten rezervasyon yaptıysanız arabayı teslim almaya gittiğinizde sigorta adı altında fiyatı 3 katını isteyeceklerdir. O yüzden nasıl bir paket seçtiğinizden emin olun. İlk etapta ”aa arabayı ne kadar ucuza getirdim” derken sonra bir anda şaşkınlığa uğramayın. Başka bir önerim de hiç sigortasız arabayı teslim almayı kabul etmeyin. Arada başınıza bir şey gelmese bile daha sonra arabayı teslim ederken sıkıntı yaşamanız çok mümkün.
  • Otobanlar pahalı. Tek geçiş yaklaşık olarak 15 dolara denk geliyor. Bütçenizi sarsacağını düşünüyorsanız parasız yolları da tercih edebilirsiniz. Öte yandan parasız yollar çok daha uzun sürecektir. Örneğin, biz Playa del Carmen ile Chichen Itza arasını otobandan gittik çünkü parasız yoldan gidersek bir saat daha geç varmış olacaktık.

Ne avantaj ne de dezavantaj:

Araba kiralamadan önce, ”Aman Meksika çok tehlikeli! Arabalı turist gördüler mi saldırıyolarmış, arabayı çalıyorlarmış!” gibi bir çok haber görüp duyduk. Arabayı birçok noktada güvende kalması için otoparka park ettik ancak Playa del Carmen’de ve Valladolid’de şehir merkezinde sokağa park ettiğimiz de oldu. Neyse ki bizim başımıza hiçbir şey gelmedi.

(Latin Amerika’da, güvenlik konusunda, klasik Türk tipinin çok işe yaradığını düşünüyorum. Sarışın, maviş değil de kara kaşlı kara gözlü olunca çok dikkat çekmiyorsunuz…)

Meksika’da Deniz

Bu çok önemli bir konu. Cancun’un adını Amerika’lı gençlerin spring break haberlerinden duymuşsunuzdur. Sadece Cancun değil bütün bölge çok güzel beyaz kumlu sahillere sahip. Ancak küçük bir sorunu var.

Bu bölgede rüzgara bağlı olarak sahilleri yosun basabiliyor. Yosunlu olduğu dönemlerde de deniz girilemez oluyor çünkü söz konusu yosunlar gerçekten uzun ve sizi kolayca sarıp hareketinizi engelleyebilir. Yosun yüzünden ölen kalan olduğunu pek sanmıyorum ancak yine de çok tekin bir durum değil. Ayrıca yosunlu dönemlerde sahillerin o Meksika turizm tanıtımlarında gördüğünüz güzel fotoğraflarına benzer hiçbir yanı kalmıyor.

Ne yazık ki biz gittiğimiz sırada bütün kıyı şeridi yosunlarla kaplıydı. İşin daha da sıkıntılı tarafı bu rüzgarların belli bir dönemi yok. Yani biz gittiğimizde yosun vardı diye Meksikaya mayıs sonunda gidilmez diyemeyiz.

Meksika’da Güneş

Başka önemli bir nokta: Meksika’nın güneşi çok kuvvetlidir. Burada bulunduğunuz süre boyunca güneş kremi kullandığınıza emin olun. Aksi takdirde Meksika tatiliniz acı dolu anılarla dolabilir.

Meksika’da Yemek

Bildiğiniz gibi Meksika mutfağı Dünyaca ünlü mutfaklardan biridir. O yüzden ben bir sürü beklentiyle gittim ve beni şaşırtan iki konu oldu:

  • Tacoların hamuru sert değil, denediklerimizin hepsi bildiğimiz yumuşak lavaşın içinde önümüze geldi.
  • Acı sosları insanı kıvrandırtıcak kadar acı değildi. Ben bayağı korkarak denemiştim ama bence Türkiye’de acı yiyebilen biri Meksika’nın soslarını da kolaylıkla kaldırır.

Meksika’da denenmesi gereken yemekler: Taco, burrito, quesedilla (kesediyya), fajita.

Meksika’da denenmesi gereken içecekler: Eğer seviyorsanız Tekila. Başka da özel bir şey yok.

Meksika mutfağını sevmiyorsanız: Dünya mutfağından bir çok seçenek bulabilirsiniz.  Amerikalı turist sayısı yüksek olduğu için olabilir, hamburger yapan bir sürü mekan var. İtalyan veya su ürünleri restoranları bulmanız da son derece mümkün.

Haritada Yucatan Yarımadası. Yıldızlı bölgeler soldan sağa (ve yukarıdan aşağı) doğru: Chichen Itza, Valladolid, Cancun, Playa del Carmen, Akumal, Tulum.

Plan

Meksika için daha önce birkaç kez plan yapmaya çalışıp çok zorlandığım oldu. Kıyı şeridi boyunca o kadar çok güzel yer var ki nereye kaç gün ayırmamız gerektiğine karar verememiştim bir türlü. Bu plan da arkadaşlarımın güzel araştırmaları sayesinde bir araya geldi. (krediyi kendime almam mümkün değil çünkü bu plan yapılırken ben ”cenoteler güzelmiş onlara gidelim” demekten başka pek bir şey yapmadım.)

Toplamda 3 farklı otelde kaldık. Cancun havalimanına inmiş olmamıza rağmen ilk önce Playa del Carmen’de konaklamaya karar verdik. Burayı tercih etme sebebimiz de kıyı şeridinin daha orta kesminde kalması ve böylece kuzeye-güneye daha kolay hareket edebileceğimizi düşünmemizdi. Nitekim doğru da düşünmüşüz. Playa del Carmen’deki otelimizde 4 gün geçirdik ve burada bulunduğumuz sürede Tulum’u da ziyaret ettik.

Beşinci gün Playa Del Carmen’deki otelimizden ayrılıp daha iç noktalara gittik. Chichen Itza’yı ziyaret edip geceyi Valladolid’de bir otelde geçirdik.

Altıncı gün Cancun’a geçtik. Aslında amacımız Cancun’da bir otelde kalmaktı ancak, deniz muhalefetinden dolayı, havalimanına yakın bir otelde kalmanın ertesi gün daha kolaylık sağlayacağına karar verdik. Ve yedinci günde Meksika’dan ayrıldık.

Yucatan Yarımadası’nda Yapılacaklar

Denize girebilir, şnorkelle veya tüple dalış yapabilir, kalıntıları ziyaret edebilir ve cenotelerde yüzebilirsiniz. Aşağıda şehir, şehir nerede neler yapılabileceğini yazdım.

Öncelikle Cenote Nedir?

Cenote (senote), yeraltı mağaralarında su birikmesiyle oluşmuş doğal havuzlardır. Yucatan bölgesinde iki bini aşkın sayıda cenote bulunmaktadır. Cenoteler farklı farklı özellikler gösterebilir. Kimisinde şnorkelle veya tüple dalış yapılabiyor kimisine havuza girer gibi giriliyor kimisinde ise trekking yapılabiliyor.

Cancun

Cancun, bu bölgenin en popüler meskeni. Özellikle Amerikalı öğrencilerin bahar tatillerini geçirdikleri gözde mekan olarak biliniyor. Sahilinin güzelliğinin yanı sıra gece hayatının da canlılığıyla da ünlü. Dediğim gibi biz Cancun’da sadece bir gün geçirdik. Normalde hayallerimizi beyaz kumlar süslüyordu ama denize giremeyince biz de biraz şehri keşfetmeye çalıştık.

Cancun’un coğrafyası biraz ilginç. Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz gibi Cancun’un şehre paralel uzanan uzun ince bir kısmı var. Buraya Oteller Bölgesi (Zona Hoteleria) deniyor. Güzel sahili olan oteller burada bulunuyor.

Biz gittiğimiz de hava (ve deniz) güzel olmadığı için günümüzün bir kısmını La Isla Cancun‘da geçirdik. Burası Oteller bölgesinin kuzeyinde, içeride kalan gölün kıyısında yer alan bir alışveriş merkezi. Daha sonra da La Isla Cancun’un da üzerinde bulunduğu Kukulcàn Bulvarı boyunca gezindik ve burada akşam yemeği yedik. Bu bulvar Cancun’un en hareketli noktası. Ünlü Coco Bongo Cancun da burada bulvar üzerinde bulunuyor.

Cancun’un en ünlü sahillerinden biri de Isla de Mujeres‘te bulunuyor. Isla de Mujeres, haritada da görebileceğiniz gibi Cancun’un biraz kuzeyinde bulunan bir ada. Adı Kadınlar Adası anlamına geliyor. Adaya vapurlarla ulaşım sağlanabiliyor. Isla de Mujeres’e genellikle yüzmek ve şnorkelle dalmak için gidiliyor. Bu ada civarında şnorkelle dalarak güzel mercanları ve balıkları görebiliyorsunuz.

 

Playa Del Carmen

Playa del Carmen’de kaldığımız otelimiz çok güzeldi. İleride otellerden bahsederken detaylı olarak anlatacağım. Şimdilik şehrin kendi nimetlerinden biraz bahsedelim.

Playa Del Carmen’in şehir merkezi aynı Ege’nin turistik kentleri gibi hareketli ve sempatik. 10. ve 15. caddeler üzerinde güzel yerler var. (Avenida 10, Avenida 15) Akşamları burada çok güzel vakit geçirilebiliyor.

Xcaret Tema Parkı, çok ünlü bir eğlence parkı. Biz gitmedik ancak hakkında çok güzel şeyler duyduk. Özellikle Maya’ları anlatan kültürel şovları çok beğeniliyormuş. (Xcaret, Jaret gibi okunuyor)

Bunun dışında bölgede birçok cenote bulunuyor. Bunlardan en ünlüleri: Cenote Azul, Kantun Chi, Parque Dos Ojos, Rio Secreto.

Bu saydıklarımın her birinin birer sit alanı, doğal park gibi düşünebilirsiniz. Tek bir tane mağaradan oluşmuyorlar. Daha çok birbirne yakın olan mağaraların etrafına sınır çizip daha sonra da içeride kalan bölgeyi korumaya ve işletmeye başlamışlar gibi düşünebilirsiniz. Örneğin Parque Dos Ojos’un içinde 5 farklı cenote bulunuyor. İsterseniz bu parklarda günlük tur satın alıp bütün gününüzü geçirebiliyorsunuz. Bu turlardan satın alırsanız size sırayla bütün cenoteleri gösteriyor ve öğle yemeğini de sağlıyorlar.

Parque Dos Ojos

Biz Dos Ojos Cenotesi’ne şnorkelle dalmaya gittik. Dos Ojos iki göz demek. Birbirine bağlı iki havuzdan oluştuğu için bu ismi almış. Şnorkelle iki mağarayı da gezebiliyorsunuz. Ayrıca Dos Ojos’a bağlı olan üçüncü bir mağara daha var. İçinde yarasalar yaşadığı için adı Yarasa Mağarası. Buraya geçereken çok dar bir alandan yüzmeniz gerekiyor, ayrıca Yarasa Mağrası’nın olduğu kısma çok az güneş ışığı ulaştığı için daha soğuk. Eğer bu kısma girmek istemezseniz turunuzu yarasa mağarası haricinde de satın alabilirsiniz.

Biz Dos Ojos dalışımız için 30 dolar civarı bir ücret ödedik. Biraz geç gittiğimiz için sadece biz vardık,  biraz kişiye özel tur gibi oldu. Başkaları da olsa bile bir grubu 15 kişinin üzerine çıkartmıyorlar. Her gruba bir tur rehberi atanıyor ve cenotenin içinde tek sıra halinde yüzerek geziyorsunuz. Bazen tur rehberi grubu durdurup herkese toplu bilgi veriyor.

İşletme size dalış ekipmanlarını sağlıyor. Herkese dalış kıyafeti, şnorkel, palet ve el feneri veriliyor. Eğer şahsi ekipmanlarınız varsa onları da kullanabilirsiniz, biz kendi şnorkellerimizi kullandık.

Dos Ojos’da tur rehberi eşliğinde dalış yapıldığı için sadece trekking yapılan veya yüzülen cenotelerden daha pahalı. Ancak biz çok büyük bir keyif aldık. Şnorkelle dalmayı seviyorsanız bu turları gönül rahatlığıyla önerebiliriz.

Akumal

Akumal küçücük bir yerleşim bölgesi. Playa del Carmen ile Tulum’un tam arasında bulunuyor ve güzel kumsalıyla ünlü.

Tulum

Tulum da en az Cancun kadar ünlü. Güzel sahilerinin yanı sıra Tulum’u Tulum yapan en önemli noktalarından biri harabelerinin olması. Tulum harabeleri, Chichen Itza kadar heybetli ve göz alıcı değil. Çok daha küçük bir alanda bulunan çok daha yıpranmış bir sit alanı. Chichen Itza’yı gördükten sonra biraz hayal kırıklığı bile hissettirebilir. Ancak tarihi alanları gezmeyi seviyorsanız mutlaka keyif alacağınız bir yer. Sadece bizim yaptığımız hatayı yapıp öğlen sıcağında gezmeyin.

Tulum’un hemen karşısında ünlü Cozumel adası bulunyor. Cozumel de yine insanların yüzmek ve dalış yapmak için gittikleri bir yer. Burada mercanlar daha derinde bulunduğu için şnorkelle değil de tüple dalış daha yaygın.

Chichen Itza ve Valladolid

Chichen Itza, Yucatan Bölgesine gitmişken mutluka (ama mutlaka) görülmesi gereken bir yer. UNESCO Dünya Mirasları Listesinde yer alan ve Dünyanın yeni 7 harikasından biri kabul edilen Chichen Itza, Mayalar’dan kalma göz alıcı bir antik şehir.

Biz turla gezmedik ancak birçok Chichen Itza turu mevcut. Gitmeden önce internetten satın alabileceğiniz gibi antik kentin girişinden girdikten sonra tur rehberi isteyip istemediğinizi soran da bir sürü insan oluyor. Turların nasıl olduğu konusunda deneyimlemediğimiz için yorum yapamayacağım ama rehberlerin turistlere Chichen Itza piramitinin akustik yapısını gösterişine tanık olduk. (Karşısında el çırptığınızda ses piramite çarpıp kuş sesine benzer bir biçimde geri dönüyor.)

Maya Medeniyeti

Maya Medeniyeti hakkında öğrendiğim bazı bilgiler ise şöyle:

  • Günümüzde hala hayatta olan Maya’lar bulunuyor. Bu insanlar büyük oranda Eski Maya Medeniyetinin bulunduğu bölgelerde yani Meksika’nın Yucatan Yarımadası, Guatemala ve Belize’de yaşıyorlar.
  • Mayalar hala kültürel bazı özelliklerini, geleneklerini korumaya çalışsalarda genel itibariyle Maya Medeniyet’ine dair hala bilinmeyen birçok konu var.
  • Maya’lar tarihte sıfırı kullanan ilk medeniyetlerden biri.
  • Amerika toplulukları arasında (Aztekler, Incalar, Mayalar) yazı kullanan tek toplum. Mayalar hiçbir zaman tekerlek veya demir uçlu araçlar/silahlar kullanmamıştır.
  • Tarım konusunda (tekerlek ve çapa gibi araçların yokluğuna rağmen) ilerlemişlerdir.
  • Ünlü Maya takvimini icat etmişlerdir.
  • Ayrıca yazdıklarını topladıkları kütüphaneleri, arşivleri olduğu söylenmektedir ancak bunlar İspanyol işgalciler tarafından yakılıp yıkılmışlardır.
  • Bu nedenle kütüphanenin büyüklüğüne, içinde ne gibi bilgiler bulunduğuna ve Maya’ların ne kadar gelişmiş bir medeniyet olduğuna dair detaylı bilgiye ulaşılamamaktadır.Öte yandan Maya toplumunun yıkılmasına direkt olarak İspanyollar sebep olmamıştır.
  • İşgalciler Maya Medeniyetini tamamen ortadan kaldırmak üzere bugünkü Meksika’ya geldiklerinde Maya kentlerini terk edilmiş halde bulmuşlardır. Medeniyet’in asıl yıkılış sebebi bilinmemekle birlikte halen araştırılmaktadır. Kuvvetli ihtimallerden biri kuraklık ve açlık sebebiyle yer değiştirmek zorunda kalmış olabilecekleri şeklindedir.
  • Bonus bilgi: Celal Şengör, 2017 yılında Teke Tek programında Büyük Coğrafi Keşifler üzerine yaptığı bir konuşma sırasında Maya’ların aslında bir medeniyet olarak adlandırılamayacağını çünkü bir toplumun medeniyet olabilmesi için arkasında yazılı eserler bırakmış olası, geleceğe bir aktarım olması gerektiğini söylemiştir. Bu durumda Maya’lar zamanında bir medeniyet olma özelliği taşısa bile bu günümüzde kanıtlanamayacağı için medeniyet olarak adlandırılamayacağını ileri sürmüştür. Benzer bir şekilde Aztek ve Inca toplulukları da hiçbir şekilde yazı kullanmadıkları için Celal Şengör’ün açıklamasına göre birer medeniyet değil sadece topluluktur. Programın videosuna buradan ulaşabilirsiniz.

Valladolid ise küçük, tipik bir Meksika kenti. Chichen Itza!ya yakınlığından dolayı az bir turistik değeri var ama popüler bir nokta olduğunu söyleyemeyiz. Eğer turistik alanlardan biraz çıkıp Meksika’nın gerçek yüzünü de görmek istiyorsanız bizim gibi Vallodolid’de bir gece geçirmeyi tercih edebilirsiniz.

Otel

İlk başta planımız önce Playa del Carmen sonra Cancun olmak üzere iki farklı noktada konaklamaktı. Ancak deniz konusunda şansımız yaver gitmeyince planlarımız biraz değişti ve otel sayımız 3’e çıktı.

Xcaret at Occidental Destination: Playa del Carmen’de konakladığımız otelimiz. Barcelo grubuna ait tatil köylerinden biri. Xcaret Tema parkının hemen yanında bulunuyor. Son derece güzel, doğayla iç içe bir oteldi. Biz otele bayıldığımız için ilk iki gün dışarı adımımızı bile atmadık.

Otelin içinde tarihi kalıntılar, çeşit çeşit kuşlar, renkli papağanlar, hediyelik eşya dükkanları, ve hatta yapay bir de su yolu var. Otelde hem açık büfe yemek seçenekleri hem çeşitli restoranlar bulunuyor. ziyaretçiler tarafından özellikle taco bar çok övülüyor ama bizi çok etkilemedi. Onun yerine A la carte Meksika Restoranı bizim favorimiz oldu. (Yukarıda gördüğünüz alevli fajitaları da bu restoranda yedik.) Bunların yanı sıra denizden otelin içine doğru kazarak oluşturulmuş yarı-yapay bir de sahili var. Otelin sahili el yapımı olduğu için buraya yosunlar ulaşmıyor ama suyu direkt denizden geldiği için de gerçekten Meksika denizine girmiş oluyorsunuz. Bu yüzden gezimiz süresince sadece bu otelde denize girebildik.

El Mesòn del Marquès: Valladolild’de kaldığımız otelimiz. Bir konaktan çevrilmiş butik bir oteldi El Mesòn del Marquès. Tam olarak şehir meydanına bakan otelin ön kısmında güzel bir restoranı da var. Temiz ve güzel bir oteldi.

Comfort Inn Cancun Aeropuerto: Son otelimiz klasik bir havalimanı oteliydi. Havalimanına yakınlığı ve fiyatının uygunluğu sebebiyle burayı tercih ettik. Temiz ve rahat bir oteldi.


Yazı Bilgileri:

Gezi Tarihleri: 27 Mayıs – 2 Haziran 2018

Son güncelleme tarihi: 20 Haziran 2018

Bumerang - Yazarkafe