Buenos Aires Uluslararası Tango Festivali

Buenos Aires Uluslararası Tango Festivali, her yıl düzenlenen, dünya çapında ünlü ve prestijli bir festival. Ben Arjantin’e ilk geldiğimde Tango Festival’inin başlayacağını öğrenip çok heyecanlanmıştım. 10-23 Ağustos 2017 tarihleri arasında gerçekleşen festivalin olabildiğince çok ayağına katılmaya çalıştım.

Çok güzel bir organizasyondu. Ancak festivali duyduğumda benim aklımda canlanan organizasyondan oldukça farklı çıktığını itiraf etmeliyim. Ben tango festivalini başlayacağını ilk öğrendiğimde bir birinden güzel tango şovları izleyeceğim düşüncesiyle bayağı bir sevinmiştim. Sonradan festivalin içeriğini inceledikçe fark ettim ki etkinliklerin büyük bir kısmı tango dansından ziyade tango müziğine yönelik. Festivalin dansa dair kısmını ise büyük bir oranda, festival boyunca Dünya Tango Şampiyonası oluşturuyordu.

Yarışmanın bütün eleme turları ve finalleri ücretsiz olarak seyredilebiliyordu. Bunun dışında festival kapsamında tango konserleri, dans workshopları, sergiler, ”notable bar” etkinlikleri vardı. Yarışmanın finali hariç etkinliklerin hepsi erken gelen yer bulur mantığıyla gerçekleştirildi. Sadece final gösterileri için biletlendirme vardı, onlar da yine erken giden bileti alır mantığındaydı. Hiçbir etkinlik için ücretlendirme söz konusu değildi.

Ben yarışmanın eleme aşamalarındansa finalleri izlemeyi tercih ettim. Onun dışındaysa olabildiğince konserlere gitmeye çalıştım, Notable barlardan birkaç tanesini ziyaret edebildim. Bence program gerçekten çok güzeldi. Benim ilk beklentimden farklı çıksa da festivalden çok büyük bir keyif aldım. (Çünkü ben her gün, hem de her gün(!), dans izlemeyi sanmıştım. Hayaller, hayatlar…) Yine de, Arjantin’deki ilk günlerime de denk gelmesiyle, benim için çok hoş bir deneyim oldu.

Başlangıç Konseri

10 Ağustos günü, Maestro Osvaldo Piro ve orkestrasının gerçekleştirdiği açılış konseri ile  Buenos Aires Uluslararası Tango Festivali başladı! Konser La Boca’da bulunan Usina del Arte Kültür Merkezinde gerçeklştirildi. Eski bir fabrikanın restore edilmesiyle kültür merkezine çevrilen Usina del Arte, 2 hafta boyunca festivalin merkeziydi.

 

Öndeki dört kişi sırasıyla: Alberto Bianco, Carlos Casado, Patricia Barone ve Maestro Osvaldo Piro

Ünlü bir müzisyen olan Osvaldo Piro bu sene 80 yaşına basmış ve altmışı aşkın yıldır müzikle uğraşmakta. Kendisine konser boyunca 3 farklı sanatçı eşlik etti: Patricia Barone, Alberto Bianco ve Carlos Casado. Sanatçıların her biri birbirinden şahaneydi. Carlos Casado diğerlerinden farklı olarak sadece bir şarkıyı seslendirdi. Ben ispanyolcam o sırada yeterli olmadığı için sunumları çok anlayamadım ama sonradan öğrendim ki Carlos Casado bu orkestranın ilk solistiymiş. Artı olarak konserin sonunda şef Osvaldo Piro kendisi de bir şarkıya bandoneon çalarak eşlik etti.

Usina Del Arte

Bahsettiğim gibi burası iki hafta boyunca Uluslararası Tango Festivalinin markeziydi. Ancak bu bütün festivalin burada yapıldığı anlamına gelmiyor. Şehrin daha kuzey kısımlarında oturan insalar için Usina del Arte’ye ulaşmak çok zorlu olabilirdi. Bunun için olsa gerek, festival sadece bir noktaya sıkıştırılmamış, aksine bütün şehre yayılmıştı. Yine de en büyük konserler genellikle Usina del Arte’de yer aldı. Burada her gün mutlaka en az bir etkinlik vardı.

Sanat Merkezinin en üst katında bir kafteryası ve kafeteryanın önünde de büyük bir boş alan bulunuyor. Festival boyunca bu alanda tango müzikleri çalındı, dans etmek isteyen bütün amatör dansçılar burayı kullanabildi. Ben bu fikri çok güzel ve ince buldum. Şahsen amatör dansçıları da izlemeyi seviyorum çünkü tangonun yapılabilir olduğunu hatırlatıyorlar bana. Profesyonelleri izlemek ne kadar zevkli olsa da ister istemez gözünü korkutup dansı gerçekten çok zor gösterebiliyor.

Casa De La Cultura Yanılgısı

Bu tamamen benim hatam.

Mario Rizzo, elektronik müzikle tango müziğini birleştirip tangoya modern bir yorum katan yeni nesil sanatçılardan. Bütün amacım onun gösterisine gitmekti. Gösteri yerine festival kataloğundan baktım sonra da açıp yerini google mapsten buldum. Gittim. Gösteri yoktu.

İki tane Casa De La Cultura varmış.

Ve ben yanlış olana gitmişim.

Bir yerde yeni olmak böyle bir şey işte. Bu olayla birlikte ilk kez Buenos Aires’te kaybolmuş oldum. Kültür merkezine gitmeye çalışırken kendimi kültür bakanlığında buldum. İkisinin adı aynıymış.

Kısmet.

Notable Bars

Notable bars, festivalin şehre en çok yayılan ayağıydı. Bu etkinlikler serisi kapsamında hemen hemen her gün, şehrin farklı barlarında farklı tango sanatçıları birer saatlik konserler verdi. Bu barların ”notable bar” olarak anılmasının sebebi ise kültürel veya tarihi bir önemi bulunduğu için resmi olarak ”görülmeye değer yerler” olarak seçilmiş olmaları.

Notable barları keşif çalışmalarım hala devam ediyor. Festival sırasında ise ulaşımımızın kolay olacağı yerleri seçip gitmeye çalıştık eşimle. Sonuç olarak iki farkı bara gittik: Clasica y Moderna ve La Esquina de Anibal Trolio.

 

Clasica y Moderna çok güzeldi!

Bir saat boyunca Andrea Eletti’yi dinledik. Mekan güzeldi, yemekler lezzetliydi, Andera Eletti’nin sesi, yorumu harikaydı, ona eşlik eden piyanist çok başarılıydı. Barın kendisine zaten bayıldım. Arka tarafında kendi kütüphanesi bulunuyor Clasica y Moderna’nın. Ve kitap-kafeler benim bu hayatta en sevdiğim şeylerden biridir. O gün kalbimden vurmayı başardı beni Clasica y Moderna.

Le Esquina de Anibal Troilo ise çok kötüydü!

Yanlış anlaşılmasın mekanla ilgili çok göze batacak kötü bir şey yoktu. Garson pek ilgili değildi sadece. Onun dışında sipariş ettiğimiz yemeklerimiz son derece lezzetliydi.

Asıl sorun programla ilgiliydi. Zira günün sanatçısı Chino Hidalgo sahne almadı. Gittik, hiçbir şey izlemeden döndük. İlk gittiğimizde içeride çok az kişi vardı, sahnede ses kontrolü yapılıyordu. Yemek yemeden gittiğimiz için ravioli sipariş edip beklemeye başladık. Biz yemeklerimizi beklerken bir süre ses ayarları yapmaya devam ettiler.

Saat dokuzda başlaması gereken program zamanı gelmesine rağmen başlamadı. Latin zamanlaması deyip çok üstünde durmadık önce. Teknisyen bir çocuk, piyanist ve Chino Hidalgo sahneyle uğraşıyor gibi gözüküyorlardı. Yavaş yavaş etraf dolmaya başladı. Birçok yaşlı teyzeler amcalar gelmeye başladılar mekana. Chino amca tek tek hepsini karşılamaya, öpüp selamlaşmaya başladı. Saat 21.30’u geçerken mekan dolmuştu ve büyük bir kısmını Chino amcanın arkadaşları doldurmuştu. Biz bir yandan yemek yerken bir yandan da ne zaman başlayacak diye merak etmeye devam ettik.

Chino amca gerçekten ilginç bir tipti, sahneyi bıraktı geldi önümüzdeki masada arkadaşlarıyla oturup sohbet etmeye başladı. Sahneyle ilgilenmeyi bırakınca piyanist sinirlenip geldi “Sana sahnede ihtiyacım var, istersen sonra bütün geceni arkadaşlarınla geçir ama şimdi sahneye gelmen lazım!” diye çıkıştı. Chino amca da kalkıp sahneye gitti. Biraz daha ses ayarı falan yaptılar bir şarkı söylemeye başladı sonra yarısında kestiler.

Sonra bir kadın çıktı sahneye sadece bir şarkı söyledi. Biz bir an program başlıyor herhalde bu kadın sahne alacak diye düşünüp heyecanlanmıştık. Çok güçlü bir sesi vardı kadının, o bir şarkı gerçekten çok güzeldi. Ama şarkıyı bitirince sahneden iniverdi o da. Sonra bir baktık piyanist pılını pırtını topladı barı terk etti. Bir iki tane tango festivali görevlisi çocuk vardı onlarda televizyondan maç izlemeye başladılar.

Biz şok! Yemeğimiz de bittikten sonra daha fazla beklemenin bir manasını göremeyince kalkıp eve döndük biz de.

Final biletleri!

Dünya Tango Şampiyonası Finalleri

Daha önce bahsettiğim gibi elemeleri değil de final turlarını izlemeyi tercih ettim tango yarışmasının. Lunapark adlı gösteri merkezinde peş peşe iki gün iki farklı kategorinin finali yapıldı. (Evet, bildiğimiz lunapark değil, sadece gösteri merkezinin adı böyle) Bu kategoriler: Tango de Pista ve Tango de Escenario. İki kategori tarz olarak oldukça farklıydı, iyi ki ikisine de gitmişim diye düşünüyorum şimdi. Belki instagram hesabımızda görmüş olabilirsiniz, yerim pek güzel değildi. Ben bütün yarışmayı yine keyifle izleyebildim ama fotoğraf veya videoların iyi çıkmasına imkan vermeyen bir konumum vardı. Onun için kendi çektiğim fotoğraf veya videoları kullanamıyorum bu sefer.

Başka bir deyişle, ne yazık ki, aşağıda göreceğiniz fotoğraflar ve videolar benden daha iyi yerlerde oturmuş başka kişilerin eserleridir.

Final Tango de Pista

22 Ağustos Salı günü gerçekleştirildi ilk final.

Bu kategoride jüri sahnede bulunuyordu. Dört grup yarışma için sahneye çıkıyor. Her grupta on çift yarışıyor. Yani on çift aynı anda aynı sahnede aynı şarkıyla dans ediyorlar. Her grup için üç şarkı çalıyor, yani her grup üç şarkı dans ettikten sonra sahneden iniyorlar. Çalan şarkıların hiçbirini dansçılar önceden bilmiyor. O anda sahnede tamamen doğaçlama dans ediyorlar.

Bu kategoriyi Çarşamba günkünden ayıran en büyük özellik de bu zaten. Sahnede aynı anda yirmi kişi olduğu için izlemesi biraz daha zor ve tamamen doğaçlama dans ettikleri için senaryolu dans edenler kadar ilginç ve akrobatik dans hareketleri göremiyorsunuz. Seyirci için görsel olarak ikinci final kadar göz alıcı değil yani.

Ama doğaçlama dans ediyorlar!

Sizce de  çok etkileyici değil mi? Bir sahne üzerinde aynı anda on çift! Ve sahnenin etrafında sürekli olarak bir daire çiziyorlar ki hepsi hem jürinin önünden hem seyircilerin önünden geçmiş olsun. Hiçbiri birbirine çarpmıyor, birbirlerinin hareketlerini kesmiyorlar. Ben ağzım açık izledim!

Özellikle ilgimi çeken iki tane çift oldu:

Fotoğraf haber kanallarından alınmıştır.

ilki Nina Chudoba & Oscar Brusco çifti. Sırasıyla 82 ve 89 yaşında olan bu çift ilk uluslararası tango yarışmasının kazananlarıymış. Bu sene de tekrar finaldeydiler. Diğer çiftler kadar hızlı olmasa da çok yumuşak ve güzel dans ediyorlardı.

Fotoğraf haber kanallarından alınmıştır.

Diğeri ise Luis Romero & Ana Migoni çifti oldu. Bu çift resmen yarışmaya bebekleriyle katılmış! Ve üçüncü oldular!

Fotoğraf haber kanallarından alınmıştır.

Gecenin kazananları ise Germán Ballejo y Magdalena Gutiérrez oldu.

Final Tango de Escenario

23 Ağustos Çarşamba günü ikinci final kategorisinin de gerçekleştirilmesiyle Tango festivali sonlanmış oldu. Görsel olarak çok daha heyecan vericiydi bu kategori. Yukarıda da birazcık anlattığım gibi, Tango de Pista yarışmacıları doğaçlama dans ederken Tango de Escenario yarışmacıları belli bir senaryoyla dans ediyorlardı.

Bu kategoride jüri sahnede değil, sahnenin karşısında, seyircinin arasındaydı. Yarışmacı çiftler sahneye tek tek çıktılar ve kendi seçtikleri şarkı ve kendi yarattıkları koreografiyle dans ettiler. Dolayısıyla bu ikinci kategoride dansçılar şovlarını bir sürü akrobatik denilebilecek hareketlerle süsleyebilmişlerdi ve ortaya seyirciler için inanılmaz bir görsel şölen çıktı.

 

Fotoğraf haber kanallarından alınmıştır.

Tango de Pisto kategorisinin bütün kazananları da Arjantinliydi. Tango de Escenario kategorisinde ise şampiyonlar Axel Arakaki & Agostina Tarchinise yine Arjantinli iken ikinciler İtalyan, üçüncüler ise Kolombiyalıydı.