Rio de Janeiro Gezi Rehberi | Brezilya

Rio de Janeiro göz alıcı coğrafyasıyla her daim turistik ilginin çok yüksek olduğu bir yer. Özellikle ünlü ve renkli Rio Karnavalı’yle bilinen şehir daha birçok  Dünya’nın Yeni 7 Harikası‘ndan biri olan Kurtarıcı İsa Heykeli de tüm haşmetiyle burada bulunuyor.

Rio Karnavalı’na Dair Kısa Bilgi:

Rio Karnavalı her sene tüm Dünya’nın ilgisini Brezilya’ya toplamayı başaran göz alıcı bir etkinliktir. Dünya’nın en büyük festivali olarak adlandırılan bu etkinlik günümüzde büyük bir şov ve partiye dönüşmüş olsa da karnavalın ortaya çıkışı çok daha farklı bir sebebe dayanmaktadır.

Hıristiyanlık’ta Paskalya Bayramından önce 40 günlük bir perhiz dönemine girilir. Bu süreçte Hıristiyanlar şarap, çikolata, et gibi bazı besinleri tüketmez. Bazı dünyevi zevklerden uzaklaşmak ve daha sade beslenerek arınmak amaçtır. Rio Karnavalı ise bu perhiz döneminden hemen önce düzenlenir. Karnaval her zaman cuma günü başlayıp salı günü biter. Böylece çarşamba günü perhiz dönemi başlar.

Biz Karnavala katılmadık. Dolayısıyla Karnaval hakkında burada detaylı bilgi veremem. Ancak siz Rio Karnavalı’na katılmayı arzu ediyorsanız araştırmaya buradan başlayabilirsiniz.

Süre

Biz Rio’da 3 gün geçirdik ve gezimizi temmuz ayında yani düşük sezonda gerçekleştirdik. Biz üç gün içinde önemli bütün noktaları görebildik ancak denize zaman ayıramadık. Yoğun sezonda gelmiş olsaydık bu kadarını da yapabilir miydik bilemiyorum. Temmuz ayında turist sayısı çok düşük olduğu için sıralar kısaydı, her yere kolayca girip çıkabildik. Biz her yere kendi çabamızla gittik ancak günlük tur satın alıp tur ekiplerinin edindiği öncelikle önemli noktaları hızlı hızlı da gezebilirsiniz. Dolayısıyla önerim: düşük sezonda minimum 3-4, yoğun sezonda ise minimum 4-5 gün. İsterseniz daha da uzatabilirsiniz.

Zira Rio, kültürle deniz tatilin birbirine uyumla karıştığı nadir istikametlerden biri. 

Kaynak için tıklayın.

Haziran-Temmuz-Ağustos: Kış ayları olduğu için talebin az olduğu düşük sezon.

Aralık-Ocak: Yaz ayları olduğu için turist ilgisi yüksek. Aynı zamanda hava sıcaklığının da en yüksek noktaya ulaştığı zamanlar.

Şubat-Mart: Karnaval genellikle bu dönemlerde gerçekleştirildiği için Rio de Janeiro’nun en kalabalık ve pahalı olduğu yüksek dönem.

Kararınızı verirken aşağıdaki hava durumu bilgilerinden yararlanabilirsiniz. Ben Temmuz ayını, kendim de memnun kaldığım için, gönül rahatlığıyla önerebilirim.

Ulaşım

Rio de Janeiro’ya ulaşım

Rio’ya henüz Türkiye’den direkt uçuş bulunmuyor. Seçenekleriniz arasında: 1) Türk Hava Yolları’yla Sao Paulo’ya kadar gelip oradan aktarma yapmak, 2) Avrupa Havayollarından biriyle (KLM, Lufthansa…) bir Avrupa ülkesinde aktarma yaparak gelmek, 3) Qatar Airways ile Doha aktarmalı gelmek bulunuyor.

Eğer hali hazırda bir Latin Amerika ülkesindeyseniz yerel havayollarından biriyle (LATAM, Avianca, GOL) de kolayca Rio’ya ulaşabilirsiniz. Ayrıca Brezilya’nın farklı şehirlerinden şehirlerarası otobüslerle de ulaşım sağlayabilirsiniz. Otobüsü tercih etmeniz durumunda yolculukların 10 saatin üzerinde sürebileceğini aklınızda tutmalısınız.

Rio’da 2 adet havalimanı bulunuyor: RIOgaleão – Tom Jobim International Airport (GIG) ve Rio de Janeiro Airport RJ Santos Dumont (SDU). GIG biraz daha şehir dışında ve büyük olan havalimanı, SDU ise şehrin tam ortasında bulunuyor ve çok daha küçük bir havalimanı. Daha uzak istikametlerden geliyorsanız RIOgaleão’ya inmeniz çok daha olası.

RIOgaleão, çok büyük bir havalimanı. Plan yaparken havalimanı içinde bir noktadan diğerine giderken harcayacağınız süreyi de hesaba katmanız gerekiyor. Örneğin bizim Rio’ya vardığımız gün uçaktan inip havalimanından çıkmamız tam olarak 2 saatimizi aldı. (Yanımızda sadece kabin bagajı olmasına rağmen) Bunun bir saati sadece 3 kabinin açık olduğu devasa pasaport sırasında geçti. Dönüş günümüzde ise sıralardan yana daha şanslıydık, 1 saat içinde boarding kartlarımızı alıp kapıya ulaşabildik.

Premium Otobüsler

Havalimanından şehir merkezine ulaşım

Havalimanından şehre ulaşmak için üç seçenek var: 1) taksi, 2) belediyenin şehiriçi otobüs hattı, 3) Premium otobüs denilen havalimanı servisleri. Taksileri havalimanında kolaylıkla bulabilirsiniz. Otobüsler için ise havalimanının web sitesindeki şu sayfayı inceleyebilirsiniz. (Sayfada çalışma saat aralıkları ve ücretleri de bulunuyor.) Biz Premium otobüsleri kullandık ve son derece memnun kaldık. (Bizimkinin üzerinde Executive yazıyordu. İkisi aynı firmanın otobüsleri.) Premium otobüsler iki havalimanına da hizmet veriyor, her 20 dakikada bir kalkıyor ve ücretini binerken nakit olarak şoföre vermeniz gerekiyor. 

Planlarken göz önünde bulundurulması gereken konulardan biri de bu havalimanıyla şehir arası ulaşım. SDU şehrin içinde olduğu için ulaşım çok zaman almayacaktır ama RIOgaleão‘dan şehre ulaşım da bizim için oldukça zaman aldı. Havalimanından Coppacabana’ya gitmemiz 2 saatimizi aldı.

Şehir içi ulaşım

Rio için araştırma yaparken taksiyle ulaşıma dair çok fazla bilgi, yorum, deneyim buldum. Aslında şehrin oldukça yoğun işleyen bir otobüs ve metro sistemi de var ama çoğu kişi özellikle güvenlik nedeniyle taksileri tercih etmişti.

Biz eşimle özellikle toplu taşımayı da araştırmaya çalıştık çünkü ilk başta taksi çok turist tuzağı gibi gelmişti. Ancak Rio’ya gidince gördük ki taksi gerçekten en mantıklı ulaşım şekli haline gelebiliyor. Öncelikle çok pahalı değil ve iki veya daha fazla kişiyseniz otobüsten daha mantıklıya bile gelebiliyor. İkincisi, şehiriçi otobüsler Sugarloaf gibi bazı noktaların hemen önüne kadar gitmiyor. 5-10 dakikalık yürüyüş mesafesindeki bir durakta inmeniz gerekiyor. Çok sıkıntı yaratacak bir mesafe değil aslında ama taksi ücreti de makul olduğu için bir anda daha cazip bir seçenek haline gelebiliyor. Benzer bir şekilde Sugarloaf tepesiyle İsa heykeli arasını otobüsle gitmek çok kolay değil. Yine taksi daha avantajlı bir seçenek olarak öne çıkıyor.

Uber de Rio’da kolaylıkla kullanılabilecek bir başka seçenek. Bizim gördüğümüz kadarıyla Rio’da kimse Uber sürücülerine saldırmıyor dolaysıyla arabaya gizli saklı binmenize gerek kalmıyor.

Otel

Otel olarak Copacabana’da bulunan Rio Design Hotel‘i tercih ettik. Sahile çok yakın, son derece tatlı bir oteldi ve Booking’den oldukça makul bir fiyata oda ayırtabildik. Görevliler oldukça cana yakındı ve otelimizde veya çevresinde hiçbir şekilde güvensiz hissetmedik. Premium otobüs bizi otele çok yakın bir durakta bıraktı, böylece otele kolayca yürüyebildik. Ayrıca (Ters Mevsim’in en önemli kriterleri) odaları temiz ve kahvaltısında peynir seçenekleri bulunuyordu. 🙂

Otel seçimi yaparken otelin bulunacağı bölgenin güvenliğine dikkat etmeye çalıştık. Bu konudan aşağıdan daha detaylı bahsedeceğim ama kısacası gitmeden önce baya ürkütülmüştük. Ve internetten her bir bölgenin ne kadar tehlikeli olabileceğine dair yüzlerce yorum bulabiliyorsunuz. Ama özetle Rio’nun daha güney kısımları yani Copacabana, Ipanema ve Leblon turistlerin daha çok tercih ettiği daha güvenli bölgeler. Yine bu bölgelerle, özellikle Copacabana’yla ilgili bir sürü tehlike uyarısı görebilirsiniz. Ben sadece bizim bir sıkıntı yaşamadığımızı ve geceleri de sahil kenarında rahatça yürüyebildiğimizi söyleyebilirim.

Gezilecek Yerler

Plajlar

  1. Copacabana
  2. Ipanema
  3. Leblon
  4. Barra da Tijuca
  5. Flamengo
  6. Praia Vermelha (Red Beach)

Rio’nun birbirinden ünlü plajlara ev sahipliği yapıyor.Yukarıda saydıklarımdan özellikle Copacabana ve Ipanema‘yı duymuş olabilirsiniz. Özellikle bu ikisi dünyaca ünlü plajlar.

Özellikle sörfçüler için Rio’nun dalgalı suları güzel bir seçenek. Eğer dalgalarla boğuşmaktan hoşlanmıyorsanız Copacabana veya Ipanema’dansa Praia Vermelha‘yı öneririm. Adı aynı zamanda Urca Beach olarak da geçiyor. Sugarloaf tepesinin tam eteklerinde bulunan bu küçük sahilin suları çok daha sakin. Kumları yer yer kırmızıya çalıyor o nedenle yine yaygın olarak bilinen isimlerinden biri Red Beach.

Manzara Noktaları

Rio’da sahil boyunca bir çok manzara izleme noktası bulunuyor. Hepsinden de Rio’nun değişik coğrafi yapısının birbirinden güzel manzaralarını görme ve fotoğraflama şansı buluyorsunuz. Mümkün olduğu kadarına gitmeyi denemenizi öneririm. Biz Copacabana’da kaldığımız için daha çok o civardaki manzara noktalarını ziyaret etme şansı bulduk. Manzara noktalarının çok büyük bir kısmı ücretsiz. Aralarından bir tanesi için giriş ücreti ödememiz gerekti, o da Forte Copacabana.

Forte Copacabana

Forte Copacabana askeri bir alan. İçinde Askeri Tarih Müzesi (Museu Histórico do Exército) bulunuyor. Giriş (2018’de) yetişkinler için 6 real, öğrenci ve 60 yaş üzeri için ise 3 real. Müze oldukça küçük ve bana kalırsa çok ilginç değil. Ancak Forte Copacana’dan görülen manzara gerçekten çok güzel. İçeride küçük bir cafe de var, burada deniz kenarında oturup manzaranın tadını çıkartabilirsiniz.

Sugarloaf Tepesi

Rio de Janeiro denince akla gelen iki noktadan biri. Sugarloaf Tepesi Rio’nun deniz kenarından fırlamış dağcıklarından biri. Tırmanış meraklılarının gözde noktalarından olan Sugarloaf’a 1912 yılında teleferik bağlanmış ve böylece dağcı olmayan turistlerin ziyaretine de açılmış.

Sugarloaf Teleferiği, Praia Vermelha’dan kalkıyor. Teleferik önce sizi Sugarloaf’ın hemen önünde bulunan Urca Tepesi’ne çıkarıyor. Daha sonra ikinci kez teleferiğe binip Sugarloaf’ın tepesine çıkıyorsunuz. Manzara iki tepeden de çok güzel. Ve de iki tepe için ayrı ayrı ücretlendirme gibi bir durum yok. Bir kez giriş ücreti ödediğinizde teleferiği iki tepe içinde gidiş dönüş kullanma hakkı edinmiş oluyorsunuz.

Sugarloaf biletleri için yapabileceğiniz üç şey var: 1) özel turla gidebilirsiniz, 2) internetten satın alabilirsiniz, 3) gişeden satın alabilirsiniz. Biz biletlerimizi internet üzerinden satın aldık. Web sitesine buradan ulaşabilirsiniz. İkinci günümüzün sabahı ilk iş Sugarloaf’a gittik. Gişeler boştu ve teleferiğe binmek için hiç sıra beklemedik. Ancak Rio’nun turistlerde dolup taştığı yoğun dönemlerinde gidecekseniz bilet işini gişeye bırakmamanızı öneririm. Ayrıca uzun sıralar bekleme ihtimalini de göz önünde bulundurmanız gerekecektir.

Önemsiz Not: Sugarloaf tepesinin tam önünde Santos Dumont havaalanı bulunuyor. Biz Urca Tepesi’nden uçakların piste inişini izlemeye bayıldık. (Önce dağların arasından geçip sonra piste doğru alçalıyorlar.) Bizim gibi uçak izleme hobisi olanlara duyurulur.

Kurtarıcı İsa Heykeli

Christ the Redeemer, yani Kurtarıcı İsa Heykeli, insan eliyle yapılmış en görkemli heykellerden biridir. Rio şehrinin sembolü olan bu heykel aynı zamanda 2007 yılında Dünya’nın Yeni 7 Harikası‘ndan biri seçilmiştir. İsa Heykeline de yine bolca bulunan özel tur seçeneklerinden biriyle gidebilirsiniz. (Ancak özel turları tercih ederseniz ikonik kırmızı trene binemezsiniz.)

İsa heykelinin bulunduğu yüksek dağın tepesine kadar çıkan Corcovado Treni (Trem do Corcovado) adlı bir tren bulunuyor. Bu trenin biletlerini de internet üzerinde buradan veya kapıdan alabiliyorsunuz. Biz bunu da internetten almıştık, size de öneririm zira turist sayısı az da olsa trendeki yerler çabuk doluyordu. İnternetten satın alım yaparken de en az bir gün önceden biletinizi almalısınız çünkü aynı gün içinde satış yapmıyorlar.

Tren her 20 dakikada bir kalkıyor. İki vagonu var, bindiğinizde trenin sağ tarafının iki koltuklu sol tarafının üç koltuklu olduğunu göreceksiniz. İki koltuklu taraf dağdan aşağısını daha çok görüyor. Yani bir nevi daha manzaralı diyebiliriz. Biz çıkarken iki koltuklu tarafa inerken de üç koltuklu tarafa oturduk. Bence ikisi de güzeldi.

Botanik Parkı

Rio de Janeiro Botanik Parkı çok güzel düzenlenmiş hoş bir park. Giriş kişi başı 15 real (2018). Park akşam 6 oldu mu kapanıyor. Dahası Parkın hemen arkasında dağlar olduğu için saat daha 6 olmadan hava kararabiliyor. Biz Botanik parkına son   bir saate yetiştik. Biz vardıktan az sonra ise güneş dağın arkasında kaybolmaya başladı.

Bir saat bizim parkı gezmemiz için yeterli oldu. Park ne çok küçük ne de çok büyük. Bir saat içinde rahatça gezilebiliyor. Eğer daha fazla zamanmız olsaydı belki biraz daha ağır ağır gezer, iki saate yakın zaman geçirebilirdik. Ancak botanik parkının iki saatten fazla zaman alacağını sanmıyorum.

Şehir merkezi

Şehir merkezi güvenlik sıkıntısının biraz daha arttığı bir nokta. Gitmeden önce, hava karadıktan sonra veya haftasonları şehir merkezini gezmeyin diye bir çok uyarı okumuştum. Merkezde daha çok iş yerleri bulunuyor bu nedenle haftasonunda çok da boş ve tekinsiz olduğu söyleniyor.

Biz şehir merkezini ücretsiz şehir turlarıyla gezik. RFW ile yaptığımız turun sayfasına buradan ulabilirsiniz. Aynı zamanda organizasyonun başka turlarına da web sitesinden göz atabilirsiniz. İkinci bir ücretsiz şehir turu seçeneği ise Free Walkers. Biz Free Walkers’tan yarım saat daha erken başlayan RFW’yi (Rio Free Walking) tercih ettik. Ancak Free Walkers da oldukça beğenilen bir tur organizasyonu ve gördüğüm kadarıyla iki organizasyonun tur rehberleri zaten birbirlerini tanıyorlar.

İki turun da belli bir kayıt sistemi yok. Sadece gidip buluşma noktasında bekliyorsunuz. Onlar zaten her gün mutlaka geliyorlar. Ve turların üç dil seçeneği var: Portekizce, İspanyolca ve İngilizce. Hangi dilde tur yapmak istiyorsanız o dili konuşan tur rehberinin grubuna katılıyorsunuz.

Ben ücretsiz şehir turlarını seviyorum çünkü kısa zamanda şehrin önemli noktalarını görme imkanı buluyorsunuz. Rio söz konusuyken bizim çok zamanımız yoktu ayrıca gitmeden önce güvenlik konusu gözümüzü çok korkutmuştu. Onun için tur eşliğinde derli toplu bir şehir merkezi gezisi fikri daha da hoşumuza gitti. Ayrıca tur görmek istediğim hemen her yeri kapsıyordu. (Koyu renkli olan yerler benim listemde bulunanlar)

Turla gördüğümüz yerler:

Teatro Munincipal, Cinelândia, Passeio Público, Escadaria Selaron (Selaron Merdivenleri), Lapa, Catedral Metropolitana, Largo da Carioca, Confeitaria Colombo e Praça XV.

Teatro Mununcipal, Rio’nun devlet opera binasıdır. Avrupai mimarisiyle dikkat çeker. Binanın çatısının her köşesinde bir sanat dalını simgeleyen heykeller bulunmaktadır.

Escadaria Selaron ise renkli karolarla kaplı ünlü basamaklardır. Bu basamaklar Lapa semtini Santa Maria’ya bağlar. Ünlü ressam ve seramist Jorge Selaron’un takıntı haline getirdiği ve 20 yılda ancak bitirdiği eseridir. Rio’nun simgelerinden biri haline gelmiştir.

Katedral Metropolitana, bulunan en değişik mimariye sahip katedrallerden biri. Konik dizaynı görenlerin ilk başta katedral olduğunu anlayamamasına sebep olabiliyor. Dışarıdan çok güzel görünmese de içi oldukça hoş ve büyük bir katedral. Ayrıca her tarafı kapalı olmasına rağmen şaşırtıcı düzeyde ışık ve hava almasıyla da ünlü.

Largo de Carioca, yani Carioca Su Kemeri, 18. yüzyılda şehre su getirmek için inşa edilmiş. Günümüzde Rio’nun ikonik tramway hattı haline gelmiş. Bu tramvayla Santa Maria’ya çıkabilirsiniz.

Royal Portegeese Reading Room

Buranın fotoğraflarını gördüğüm anda gidilecek yerler listeme eklemiştim. Şehir merkezinde ziyaret etmek üzere işaretlediğim ama ücretsiz şehir turunun kapsamadığı tek nokta burasıydı. Biz de şehir turu biter bitmez Pertegeese Reading Room’a koştuk. (sonra da uçarcasına havalimanına geçtik) Rio’da üç gün bizim ancak temel turistik noktaları görmemiz için yeterli oldu, daha detaylı bir keşif yapamadık. Ancak halihazırda bilinen noktalara Royal Portegeese Reading Room’u ekleyebildiğimiz için ben büyük bir mutluluk duyuyorum.

Buradaki kitaplar oldukça eski ve narin oldukları için kitaplara dokunmak, yerlerinden çıkartmak, okumaya çalışmak yasak. Uzaktan bakabiliyorsunuz sadece. Eğer isterseniz kendi kitabınızı alıp gelip burada okuyabilirsiniz tabi ancak sürekli girip çıkan turistler olacaktır. Yine de bende büyüleyici bir yer.

Maracana Stadı

Bu da planımızda bilinçli olarak yer vermediğimiz tek yer. Maracana Stadı, Rio’nun olimpiyatlar için inşa edilmiş meşhur stadı. Ne yazık ki Brazilya, olimpiyatlar sonrasında stadın kullanımını sağlamayamamış ve dolayısıyla oluşan ekonomik sorunlardan bakımını da sürdürememiş. Şu anda hala turistik bir nokta olma özelliğini koruyor ancak bizim içimizden özellikle gidip görmek gelmedi. Tabi ki siz merak ediyorsanız ünlü olimpiyat stadını planınıza ekleyebilirisiniz.

Plan

Cumartesi günü saat 11.30 gibi uçağımız indi. Otele vardığımızda saat akşam 3’tü. (Bknz: ulaşım bölümündeki yol zamaları)

Çıkıp sahili gezdik ve kıyı şeridindeki manzara noktalarına gittik. Copacabana ve Ipanema sahillerini görmüş bir sürü güzel fotoğraf çekmiş olduk. Akşamları bütün sahil şeridi yüzlerce sokak lambasıyla aydınlatılıyor. Gezimiz boyunca akşam yemeklerini hep Copacabana sahil şeridinde yedik ve bu civardan hiç ayrılmadık.

İkinci gün sabah taksiyle erkenden Sugarloaf tepesine gittik. Daha sonra, yine taksiyle, Kurtarıcı İsa Heykeline geçtik. Saat 13.00’de trenle heykele çıktık. Heykelden sonra da Botanik Bahçesine geçtik. Botanik Bahçesinden çıktığımızda zaten hava kararıyordu, o nedenle akşam yemeği için Copacabana’ya döndük.

Üçüncü günümüz pazartesiydi. Erkenden kalkıp otelden çıkışımızı yaptık. Metroyla şehir merkezine geçtik. Saat 9.30’da ücretsiz şehir turumuz başladı ve 3 saat sürdü. Turdan sonra Portegeese Reading Room’u ziyaret edip hızlıca yemek yedikten sonra havalimanına geçmemiz gerekti. Copacabana’ya dönecek zamanımız kalmadığı için son günü sırtımızda çantalarla geçirdik. Rio merkezde çanta/bavul bırakılabilecek bir yer çok aradık ama yok.

Şehir Merkezine yakın kilitli bir dolap veya bu tarz emanet hizmet veren herhangi bir yer yok. En yakın kilitli dolap bulunan yer otobüs garı ve merkeze 20 dk uzaklıkta. Santos Dumont Havalimanı şehrin hemen içinde ancak kilitli dolapları yok. Çanta bırakmak için emanet zinciri oluşturmaya çalışan Bagbnb adlı bir organizasyon var ancak Rio’da merkeze yakın bir gönüllüleri bulunmuyor.

Rio Bütçemiz

Özel Turlar

Eğer zamanınız kısıtlıysa günübirlik özel turları tercih edebilirsiniz. Bu turların en büyük avantajları sıra beklemeye gerek kalmadan ve özel araçla 6-9 saat içinde şehrin bütün önemli noktalarını görebiliyor olmanız. Biz tercih etmedik çünkü özel turlar genellikle kişi başı 350 real civarı tutuyor. Biz kendi planımızla 350 realin hayli hayli altında kalabiliyorduk. Ayrıca özel turlara katıldığınızda özel aracınız olduğu için Corcova trenine binemiyorsunuz.

Yine de, özel turlar zaman kısıtlaması olanlar için can kurtaran olabilir. Özellikle de son gün katıldığımız şehir turunda RFW’nin ücretli turları da olduğunu öğrendik. Ve (2018’de) RFW’nin 9 saat süren günübirlik şehir turu sadece 250 real. Biz ise günlük turda bulunan her şeyi kendi başımıza kişi başı 204,5 reale gerçekleştirebildik.

Güvenlik Konusu

Yazı boyunca birkaç noktada bahsettiğim gibi, biz Rio’ya gitmeden önce okuduklarımızdan korkmuştuk ve gidip gördükten sonra çok abartıldığına karar verdik. Evet, Rio de Janeiro kesinlikle dikkatli olunması gereken, suç oranlarının yüksek olduğu, büyük bir şehir. Yine de böyle bir sürü şehir var, ben özellikle Rio’yu abartmak için bir sebep göremiyorum.

Yapılması gereken birkaç şey var: turist olduğunu çok belli etmemeye çalışmak, etrafına karşı biraz açık gözlü olmak ve hava kararınca karanlık yerlerde dolaşmamak. Bu kadar. Bütün bunlara rağmen eğer yan kesiciliğe uğrayabilirsiniz tabi ki. Ancak aynı şey İstanbul’da da başınıza gelebilir, Paris’te de, New York’ta da. Onun için ben Rio’da biraz dikkatli olunması gerektiğini, onun dışında stres olmaya değer bir durum olmadığını düşünüyorum.

Sadece özellikle dikkat edilmesi gereken durumun gün ışığı olduğunu özellikle belirtmek isityorum. Gün Rio’da erken batabiliyor özellikle dağların bolluğu sebebiyle çok hava hızla kararabiliyor. Hava karardıktan sonra yolunuzu iyi aydınlatılmış sokaklardan ayırmamaya dikkat edin. Tekinsiz yerlere dalmadığınız sürece büyük bir güvenlik sorunuyla karşı karşıya kalmayacaksınızdır.


Yazı Bilgileri:

Gezi Tarihleri: 7 -9 Temmuz 2018

Bumerang - Yazarkafe