Plaza de Mayo | Buenos Aires Gezi Rehberi | Arjantin

Plaza de Mayo, Arjantin’in en önemli meydanlarından biri. Yıllar önce, insanlar Arjantin’e göçmeye başladığında şehri buradan kurmaya başlamış diyebiliriz. Gemiler La Boca limanına demirlendikten sonra, fakir kesim La Boca’ya yerleşirken daha zenginler de San Telmo’ya yerleşmiş. Plaza de Mayo’u da şehrin yönetileceği merkez olarak belirlemişler. Ancak o zamanlar fakir bir koloniden ibaret olduğu için çok da büyük bir işlevi olmamış bu meydanın.

Daha sonra, 1810 yılında, Arjantin’in kurtuluş savaşının tamamlanması ve özgür bir ülke olması ile birlikte bu meydan şehir merkezi olarak benimsenmiş. İlk hükümet binası burada kurulmuş ve meydana, Arjantin’in kurtuluş tarihi olan 25 Mayıs 1810’dan esinlenerek, Plaza de Mayo (Mayıs Meydanı) adı verilmiş.

Plaza de Mayo Monserrat semtinde bulunuyor. Palermo, La Boca gibi diğer semtlere oranla çok daha küçük bir semt. Hemen bitişiğindeki San Nicolas semtininde Monserrat’tan çok da büyük olduğu söylenemez. Ama bu iki semt tam olarak şehir merkezini ve bir çok önemli yerleri kaplıyorlar. Şehir merkezinin tamamına kısaca ‘Microcentro’ deniyor.

Bunu özellikle belirtmek istedim çünkü Arjantin’de otobüse bindiğinizde gideceğiniz semtin adını söylemeniz gerekir. Bu sayede, metrobüs misali, kartınızdan gideceğiniz yol kadar para kesilir. Ama Monserrat veya San Nicolas semt adları pek kullanılmaz. Onun yerine sadece Microcentro’ya gideceğinizi söylersiniz.

Ben de bu yazımda sadece Monserrat’tan değil bütün Microcentro’dan bahsedeceğim. Zira Monserrat ve San Nicolas o kadar dip dibe ve o kadar çok önemli binaları paylaşıyorlar ki ikisini birbirinde ayırarak anlatmak pek kolay değil.


Kapsamlı Buenos Aires Rehberi için tıklayın!



Cabildo de Buenos Aires

Yukarıda gördüğünüz Arjantin’in ilk hükümet binası. Bu kadar küçük göründüğüne bakmayın, eskiden daha büyükmüş. Ama sonradan burayı beğenmemezlik yapmışlar. Cabildo 1600’lü yıllarda inşa edilmiş, bir asır boyunca binaya eklemeler yapılmış. 1800’lü yıllara kadar burası kullanılmaya devam edilmiş. Daha sonra günümüzde kullanılan Casa Rosada inşa edilmiş.

Arjantin için Latin Amerika’nın Avrupası, Buenos Aires için ise Paris’i denildiğini birçok yerde duyabilirsiniz. Bunun sebeplerinden bir tanesi buradaki halkın çok büyük bir oranda Avrupa göçmeni olması. Latin Amerika’nın geri kalanında Afrika asıllı göçmenler de yoğunken Arjantin’de pek değiller.

Diğer bir sebep ise belli bir dönemde (yanılmıyorsam 1880’li yıllarda) yöneticilerin Avrupa’ya, özellikle de Fransa ve İtalya’ya çok büyük bir  hayranlık duymaları.

Casa Rosada

Casa Rosada (Pembe Ev) ilk olarak 1879 yılında postane olarak kullanılmak üzere inşa edilmiş. Daha sonra hükümet, klasik bir koloni mimarisi örneği olan Cabildo’nun hükümet binası olmaya yakışmadığına karar vermiş ve 1886 yılında Casa Rosada’ya taşınmışlar.

Küçük minik bilgiler:

  • Casa Rosada İtalya’daki bir bina birebir kopyalanarak inşa edilmiş.
  • Başbakan Casa Rosada’da yaşamıyor, burası sadece ofisi.
  • Kendisinin ofisinde çalışmakta olup olmadığını Casa Rosado’nun çatısındaki bayraklara bakarak anlayabilirsiniz. Eğer çatıdaki büyük Arjantin bayrağının önünde ikinci bir küçük bayrak dalgalanıyorsa başbakan ofisinde demektir. Eğer küçük bayrak yerinde yoksa bu da başbakanın dışarıda olduğu anlamına geliyor.

Resimde de görebileceğiniz gibi önünde her an kullanılmaya hazır metal bariyerler var. Çünkü burada sık sık gösteriler, protestolar yapılıyor. Ama gün içinde kolaylıkla binaya yaklaşabiliyorsunuz.

 

1880’li yıllarda, Casa Rosada’ya taşınılması dışında da şehirleşme adına birçok adımlar atılmış. Plaza de Mayo’dan 3 büyük cadde açılıyor. Soldaki Avenida Presidente Julio A. Roca (Diagonal Sur), Ortadaki Avenida de Mayo, Sağdaki Avenida Presidente Roque Saenz Pena (Diagonal Norte).

Bu caddelerin açılmasının ardında önemli ve simgesel sebepler var. Diagonal Norte, Casa Rosada’yı önce Obelisk’e (Buenos Aires Dikili taşı) sonra ise Adalet Sarayına bağlıyor. Avenida de Mayo ise Casa Rosada’yı meclis binasına bağlıyor. Bu iki cadde sayesinde Hükümet binası, adalet sarayı ve meclis birbirlerine bakar şekilde konumlanmış oluyor. Yasama, yönetme ve yargı birimleri; bir üçgen oluşturacak biçimde şehrin merkezine yerleştirilmiş durumda.

Diagonal Sur’a gelince, onu sadece süs olsun diye açmışlar. Caddenin sonunda önemli bir bina ya da tarihi eser bulunmuyor, hükümet binasını önemli, yönetimsel bir kuruma bağlamıyor. Açılmasının ardındaki sebep ise yine bence takdire şayan, şehrin en önemli meydanının estetik yapısını bozmak istememişler. Bunun için de Diagonal Norte’yle simetrik bir biçimde duracak Diagonal Sur açılmış.

 

Catedral Metropolitana

Meydan’ın hemen sağ tarafında Catedral Metropolitana bulunuyor. Bence burayı bir ziyaret edin. İçeride San Martin’in mozolesi bulunuyor. San Martin Arjantinliler için bizim Atatürk’ümüz gibi denilebilir.

Jose de San Martin sadece Arjantin’in değil neredeyse bütün Latin Amerika’nın en büyük savaş kahramanı. İspanyol kolonicilere karşı verilen savaşlara öncülük eden San Martin Arjantin, Peru ve Şili’yi özgürlüğe kavuşturmuş. Her ağustosun üçüncü Pazartesi günü Arjantin’de San Martin günü ve çocuk bayramı olarak kutlanıyor.

 

Aynı zamanda Arjantinde’ki her yerleşim biriminin bir San Martin meydanı, San Martin bulvarı veya caddesi var.

 

Obelisk

Buenos Aires’in dikilitaşı. Dünya’nın en geniş caddesi olan Avenida 9 de Julio’nun ortasında bulunuyor. Bu bulvar gerçekten de Dünya’nın en geniş bulvarı. Yanılmıyorsam 14 şeritten oluşuyor ve yaklaşık 1 km genişliğinde. Tek ışıkta karşıdan karşıya geçmek mümkün değil. İsterseniz deneyin. Ben her seferinde kendi kendimi acaba bu sefer yapabilir miyim diye gaza getiriyorum ama daha hala başaramadım. Bu arada Buenos Aires’te trafik İstanbul’dan hallice. Deneyecekseniz dikkatli deneyin.

 

 

Teatro Colon

Buenos Aires’in ünlü opera binası ve tiyatro sahnesi. 1908’de açılmış. National Geographic tarafından dünyanın en iyi üçüncü opera binası seçilmiş. Görkemli bir bina, içerisini görmek için ücretli turlar var. Ben katılmadım çünkü günün birinde burada bir gösteri izleme hayallerim var.

Florida

Florida caddesi de Buenos Aires’in İstiklal caddesine denk düşüyor diyebiliriz. Renkli, canlı alışveriş caddelerini seviyorsanız Florida boyunca yürümenizi öneririm. Yol boyunca bir çok galeri göreceksiniz. Bunlardan bazıları elektronik temalı, bazılar tekstil temalı vesaire olabilir.

Arjantin’deki avm kültürü bizimki gibi değil pek. Büyük avmler var, evet, ama Türkiye’deki kadar çok değil. Bu sayede esnaf da ortadan kaybolmamış, çok sayıda küçük yerel işletme var. Bahsettiğim gibi galeriler, iş hanları görebilirsiniz gezerken. Onun dışında kasap ve manav kültürü sapasağlam duruyor, insanlar alışverişini daha çok buralardan yapıyor. Süpermarketlerin bu reyonları ise genellikle aynı derecede zengin ve kaliteli olmuyorlar.

Günümüzde Arjantin’den alışveriş yapmayı pek önermem. Zira artık ülke çok pahalı ve her üründe çok da kaliteli değil. Mesela tekstil için kesinlikle Arjantin tercih edilmemeli. Yerel ürünlerin kalitesi düşük iken ithal ürünler de alınan vergiler sebebiyle inanılmaz pahalı.

Ancak hatıra olacak bir şeyler almak istiyorsanız deri ürünlerini önerebilirim. Tekstilin aksine Arjantin deri üretimi ve işlemesi konusunda oldukça başarılı.

Derinin yanı sıra bence Arjantin’de insanların lezzet üzerine yatırım yapması gerek. Gelmişken bir et yiyin, dulce de lecheli tatlılardan yiyin. Florida üzerinde güzel cafeler, şeker dükkanları da var. Dulce de lecheyi kavanozla satın alabilirsiniz, alfajorlardan deneyebilirsiniz, İtalyan etkisinin yoğun olduğu bu ülkede pizzacıları tercih edebilir veya bir dondurma yiyebilirsiniz. Bu saydığım yerlerin yanı sıra Plaza de Mayo’dan kolaylıkla Puerto Madero’ya, San Telmo’ya veya La Boca’ya da geçebilirisiniz.

Congreso de la Nacion Argentina

Arjantin Ulusal Kongre binası, kısaca Congreso, Balvanera’da bulunuyor. Plaza de Mayo yazısında da belirttiğim gibi Casa Rosada ve Congreso birbirine bakacak şekilde Avenida de Mayo’nun iki ucunda bulunuyorlar. Aralarındaki yürüyüş mesafesi yaklaşık yarım saat. Gösterişli bir mimariye sahip olan Congreso kesinlikle görmeye değer.

Palacio Barolo

Palacio Barolo da mimarisiyle dikkat çeken binalardan biri. İnşa edildiği sırada Latin Amerika’daki en uzun binaymış burası. Dante’nin İlahi Komedya’sından esinlenilmiş ve katlar İlahi Komedya’da cehennemin katlarının betimlendiği gibi dekore edilmiş. Saat başı yapılan turlarla aslen iş merkezi olan bu binanın içini gezebiliyorsunuz. İç dizaynında benim beklediğimden daha az detay ve İlahi Komedya göndermesi çıktı. Yine de etkileyici bir bina olduğunu söyleyebilirim.

Bonus bilgi: sonradan bu Barolo’nun bir ikizi (biraz daha uzunu) Montevideo’ya inşa edilmiş.

Bumerang - Yazarkafe