Mauritius Gezi Rehberi

Son zamanların parlayan tatil ve balayı rotalarından Mauritius, THY’nin direkt uçuş başlamasıyla Türk turistin, gezginin, tatilcinin de yoğun ilgisini çekmeye başladı. Deniz kum güneş cenneti olan bu adada güzel plajlarının keyfini çıkartmak dışında da yapılabilecek bir sürü aktivite var. Dahası, Mauritius gerçekten çok değişik bir ülke.

  • Mauritius Hint okyanusunda, Madagaskar’ın doğusunda bulunan bir Afrika adasıdır.
  • Geçmişte önce İngilizler sonra Fransızlar tarafından kolonileştirilmiş olan Mauritius hala her iki devletin de izlerini taşımaktadır.
  • Mauritius’un ana dili Creole, devletin resmi dili İngilizce’dir. Ülke nüfusunun büyük bir kısmı (%70+) Fransızca konuşabilmektedir. Halk arasında Fransızca bilme oranı İngilizce’den daha fazladır.
  • Ülkede trafik yolun solundan akmaktadır.
  • Adadaki bütün plajlar halka açıktır. Sahil kıyısında yer alan oteller plajları kapatıp sahiplenemez. Başka otellerin misafirleri veya ülke sakinleri de her an istedikleri sahili kullanabilir. (Hayatımda gördüğüm en mantıklı uygulama!)

Taksicimizden öğrendiğimiz üzere,

  • Ülkede hiç evsiz yok. Sosyal devlet anlayışı oldukça gelişmiş. Devlet imkanı olmayan insanlara ev ve iş sağlıyor.
  • Mauritius halkı oldukça çeşitli bir topluluk. Özellikle Hint ve Afrika asıllı insanlar yoğunlukta olsa da Avrupa ve Çin kökenli birçok Mauritiuslu da bulunuyor.
  • Ülke aynı zamanda dini açıdan da büyük bir çeşitliliğe sahip. Hinduizm, Hristiyanlık, İslam ve Budizm dinlerine mensup olan ülke sakinleri bir arada kolaylıkla yaşayabiliyor.
  • Mauritius vatandaşları ücretsiz olarak eğitim ve sağlık hizmetlerinden yararlanabiliyor.

Bana kalırsa Mauritius’un ütopik bir yer olduğu bile söylenebilir. Tabi, 3 günlük izlenim ile böyle bir iddia öne sürilebilir mi tartışılır. Ama bana gerçekten ütopik hissettirdi Mauritius ve bence böyle düşünmemde, adada kaldığımız kısacık sürede (çoğunlukla taksicimizden) öğrendiklerimiz ve ülkenin modern görüntüsü etkili oldu. Düzenli yollar ve yerleşim alanları; temiz, halka açık plajlar; sıcakkanlı insanlar; deniz, dağ, şelaleler, güzel hava… Mauritius beni kendisine hayran bıraktı ve gerçekten de bir ütopyanın kucağına düşmüş gibi hissettirdi.

Ulaşım:

Mauritius’a Ulaşım

Öncelikle belirtmeliyim ki TC vatandaşları Mauritius’a vizesiz giriş yapabiliyor. Sadece uçuş sırasında dağıtılan belgeyi doldurmanız ve pasaporttan geçerken otel rezervasyonunuzla dönüş biletini göstermeniz gerekiyor. Türk Hava Yolları’nın Mauritius’a direkt uçuşu bulunuyor. Madagaskar hattının ilk ayağı olan uçuş yaklaşık olarak 9-10 saat sürüyor. (Yani uçak İstanbul’dan kalktıktan sonra önce Mauritius’a sonra da oradan doğruca Madagaskar’a uçuyor.)

Havaalanından Ulaşım

Mauritius Havalimanı (bu arada söylemeden geçemeyeceğim çok güzel ve modern bir alan) ülkenin en güneyinde bulunuyor. Başkent’e bir saat uzaklıkta olan havalimanı, genellikle turistlerin kalmayı tercih ettiği Grand Baie ve Flic en Flac gibi yerlere uzak. Bazı otellerin misafir servisleri bulunuyor. Eğer otelinizin böyle bir servisi yoksa bagajlarla otele ulaşmanın en kolay yolu taksiler.

Taksiler kesinlikle ucuz değil. Ancak bazı sabit ücretle çalışan firmalar var. Biz Taxi Mauritius‘u kullandık. Havalimanından otele (bir buçuk saat süren) yolculuğumuz 32 euro’ya denk geldi. Aynı firmanın günübirlik gezi ücretleri de var. Buna benzer başka firmalar da var mesela Mauritius Taxi Transfers firmasının da Taxi Mauritius’un da müşteri yorumları çok iyiydi. Ancak benim baktığım tarihlerde Taxi Mauritius daha uygun fiyat veriyordu. Siz de iki linki de kontrol edip kararınızı fiyatlara göre verebilirsiniz. Firmaya uçağınızın varış saatini ve otelinizi mail atarak rezervasyon yaptırıyorsunuz, havalimanına vardığınızda taksicinizi sizi beklerken buluyorsunuz. Taksicimiz bütün yol boyunca bize Mauritus’la ilgili yukarıda okuduğunuz ilginç bilgileri verdi. Oldukça memnun kaldık.

Ülke İçi Ulaşım

Malum Mauritus bir ada. Gezilecek yerlerin mesafeleri birbirine çok yakın değil ama yine de bir ucundan diğer ucuna bir-iki saatte gidilebiliyor. Az önce bahsettiğim gibi taksilerle ulaşım oldukça konforlu ve rahat ancak (2018 kurlarıyla) pek de uygun fiyatlı denemez. En ucuz ulaşım aracı otobüsler. Port Louis’den ülkenin her tarafına giden otobüsler bulabiliyorsunuz. Adanın bir ucundan diğerine yolculuk etmedikçe otobüsler taksiden daha uygun bir seçenek.

Birçok kişi ise toplu taşıma araçlarından ziyade araç kiralamayı tercih edebiliyor. Ancak daha önce de bahsettiğim gibi adada trafik soldan akıyor. Bu alışık olmayan insanların başına çok iş açabiliyor.

Süre

Biz üç gün kaldık. Keşke daha uzun kalabilseydik. Bence, Mauritius’da kolaylıkla 5 gün geçirilebilir. Tez canlıysanız daha fazlası sizi sıkabilir. Ama ‘ben çok yorgunum, kumlardan kaldırmayın beni’ diyorsanız Mauritius’u daha uzun süreli de düşünebilirsiniz.

kaynak için tıklayın.

İklim

Mauritius’da sadece iki iklim yaşanır: Yaz ve kış. Ancak kış ayları da oldukça ılık geçer. Güney yarımkürede bulunduğu için ilkimleri Türkiye’yle ters zamanlarda yaşamaktadır. Yani Nisan-Ekim arası kış ayları yaşanırken Kasım-Mart arası yaz ayları yaşanır. Grafikten de görebileceğiniz gibi sıcaklık sadece 15-30 derece arasında değişmektedir. Özellikle yağmur oranlarının düşük olduğu ekim kasım ayları Mauritius tatili için ideal zamanlar olabilir. Biz ise Ağustos ayında, yani Mauritius için kış zamanı gittik ve son derece sıcak ve oldukça az yağmurlu bir tatil yaptık.

Yapılacaklar

Port Louis

Port Louis, Mauritius’un başkenti. Bence sırf başkent nasılmış diye meraktan gidilip görülecek bir yer. Ayrıca alışveriş sevenler Port Louis’te avm bulabilir. Ancak Mauritius’un çok da ucuz bir ülke olmadığını hatırlatmakta yarar var.

Sir Seewoosagur Ramgoolam Botanic Garden

Mauritius’un botanik bahçesi benim hayatımda gördüğüm en güzel botanik bahçelerinden biri. Burası, dev nilüfer havuzu ve dev kaplumbağaların bulunduğu kısmıyla klasik bir botanik bahçesinden ayrılıyor. Özellikle kaplumbağalar beni çok etkiledi. (Ayrıca Kung Fu Panda’daki Usta Oogway’e olan benzerlikleri de aklımı aldı.)

Giriş ücreti 200 MUR (Maurtian Rupee) ve kapıdan kolaylıkla bilet alınabiliyor. Bütün botanik bahçesi için 1-1,5 saat yeterli oluyor.

TRT Haber’in web sitesinden alınmıştır.

Le Morne

Mauritius çok değişik bir doğa olayına da ev sahipliği yapıyor. Le Morne bölgesi’ne havadan bakılında bir sualtı şelalesi görünüyor. Bu aslında tamamen bir ilüzyon. Alüvyon ve kum tabakalarının yarattığı yansımalar sebebiyle denizde şelale varmış gibi görünüyor.

Black River Gorges National Park

Black River Gorges Ulusal Parkı, Mauritius’un güneyinde bulunuyor. Bu park yemyeşil doğasının yanı sıra iki özel noktasıyla dikkat çekiyor: Seven Coloured Earth of Chamarel ve Chamarel Şelalesi. Şelale, yemyeşil dağların arasından döküldüğü için çok beğeniliyor ama bence 7 renkli toprak daha ilginç. (Iguazu‘yu gördükten sonra şelalelerden beklentim çok arttı.) Chamarel’in Renkli Dünyası olarak da adlandırılan bu yerde volkanik patlamalar sonucu çıkan lavlar minarellere dönüşmüş ve toprak 7 farklı renge kavuşmuş. Biz parkı ziyaret edecek zamanı ne yazık ki bulamadık ama bir daha gitme şansımız olursa Black River Gorges Ulusal Parkı listemizde.

Sahiller

Sahillerden ayrı bir başlık altında bahsetmeye karar verdim çünkü Mauritius’ta verilecek kararlar genelde hep sahiller üzerinden şekilleniyor. Yukarıdaki haritadan da takip edebilirsiniz. Adanın en beğenilen sahilleri genellikle kuzey ve batısında bulunuyor. Tek tek bahsedecek olursak:

Grand Baie

En çok tercih edilen tatil yörelerinden biri. Ülkenin gece hayatının da en yoğun olduğu nokta. Ama bana kalırsa sırada bahsedeceğimiz yerlerin sahilleri daha güzel.

Preybere

Aslında bölge olarak Gran Baie’nin içinde kalıyor ancak bu sahil biraz daha güneyde kalıyor. Çok güzel ve sakin bir halk plajı.

Trou Aux Biches

Çok güzel bir bölge. Grand Baie’nin hemen güneyinde bulunuyor. Hem denizin hem de kumsalın en iyi olduğu yerlerden. Grand Baie’ye oranla biraz daha sakin bir bölge. Ayrıca gün batımında buranın manzarası tek kelimeyle muhteşem.

Flic and Flac

Özellikle balayı çiftlerinin tercih ettiği otellerin bulunduğu kıyı. Bu civardaki oteller oldukça pahalı. Ama sahil de burada bir o kadar güzel. Flic en Flac’ın da gün batımı manzarası güzeldir.

Tamarin Bay

Yine tatilciler tarafından tercih edilen yörelerden. Flic en Flac’ın daha güneyinde kalıyor.

Belle Mare

Yine balayı çiftleri tarafından sıklıkla tercih edilen bir bölge. Bahsettiğim diğer sahillerin aksine Belle Mare adanın doğu kıyısında kalıyor. Kulağıma adanın doğu kısmının daha rüzgarlı olduğuna dair söylemler gelmiş olsa da Belle Mare güzel sahiliyle birçok kişinin tercihi oluyor.

Otel

Mauritius’da kalacak yer seçerken dikkat edilen iki nokta var: plaj ve fiyatlar. Bu iki kritere bakarak bütçesi geniş olanlar genellikle Flic en Flac ve Belle Mare‘yi tercih ediyor. Grand Baie ve Trou Aux Biches civarında otel fiyatları daha uygun oluyor. Özellikle geceleri otelden çıkıp etrafta yapacak bir şeyler bulmak isteyenler için Grand Baie ideal bir seçenek. 

Biz Coral Azur Hotel Mont Choisy otelde kaldık. 3 yıldızlı bir oteldi ama 4 yıldızlı gibi hissettirdi. Son derece memnun kaldık. Odamız güzeldi, otel çok temizdi, çalışnlar çok kibar ve yardımseverdi, yemekler güzeldi, plajımız küçük ama hoştu, dahası çok güzel plajlara çok yakındık. 10 dk kuzeye yürüdüğümüzde Pereybere’ye 15 dk güneye yürüdüğümüzde iseTrou Aux Biches’e ulaşıyorduk. Bayıldık, bayıldık!

Otelimizin çok ilginç bir uygulaması da vardı. Wifi sadece lobide bulunuyordu ve odalarda internet yoktu. Ancak onun yerine her odaya akıllı telefon yerleştirilmişti. Handy adlı bu cihazlar her an internete bağlı ve Fransa ve İngiltere başta olmak üzere 20 kadar ülkeyi doğrudan arayabiliyor. İsterseniz handy’i otelden çıkarıp istediğiniz yere de götürebiliyorsunuz. Biz kendi telefonlarımızı otelin kasasına bırakıp yanımızda Handy’le gezdik. Çok da rahat oldu bizim için.

Balayı çifti önerisi: Trou aux Biches Beachcomber Golf Resort & Spa. Biz bu oteli karşıdan çok beğendik. Zaten o kadar hoşumuza gitti ki gidip gidip plajını kullandık. Görebildiğimiz kadarıyla tesis de oldukça güzeldi. Sahil kenarındaki suitleri çok hoş görünüyordu mesela. (Biz bu oteli baya kestik.) Eh, sonuçta burada kalamadık (çünkü pahalı), o nedenle hizmetlerine dair çok fazla bir şey söyleyemeyeceğim. Ama balayı için çok güzel bir seçenek olabileceğini düşünüyoruz.

Yemek

Yemek konusunda çok fazla bir şey söyleyemeyeceğim. Zira zamanımız kısaydı ve otelimizin yemeklerini beğendiğimiz için Mauritius yemeklerine çok da keşif ruhuyla yaklaşamadık. Öte yandan dikkatimi çektiği için bahsedebileceğim bir şey var: plajlardaki seyyar satıcılar. Bu satıcılar hazır sıcak yemek satıyor. Bazılarında hamburger gibi basit yemekler görebilirsiniz. Diğerleri ise pilav ve kıyma gibi şeyler satabiliyor. Biz otelde fazlaca doyduğumuzdan bunlarında tadına bakmadık. (Yemek konusunda hiç yardımcı olamıyorum farkındayım…) Ama insanların tavrıları ilgilimi çekti. Kesinlikle “Gel, gel, gel! Abla yemek vereyim, bak şu menümüz şu kadar lira” gibi satıcı tacizine uğramadık. Bu artık görgüden mi, tok gözlülük mü, yasalarla alakalı bir durum mu bilmiyorum. Ama kumlara yatmış dinlenirken sürekli olarak rahatsız edilmemek çok hoşuma gitti.


Yazı Bilgileri:

Gezi tarihleri: 19-20-21-22 Ağustos 2018

Son güncellenme tarihi: 13 Ekim 2018

Bumerang - Yazarkafe