İspanyolca Öğrenmek #2

İlk İspanyolca Öğrenmek yazımda İspanyolca dilinin genel özelliklerinden, farklı ülkelerdeki farklı kullanımlardan ve Arjantin’deki İspanyolca kurslarından bahsetmiştim. Bu yazıda ise daha çok kendi kendine İspanyolca öğrenmekten ve evde yapılabilecek dil öğrenme aktivitelerinden bahsedeceğim.

Arjantin’e taşındıktan sonra yarım yıl kadar UBA’ya dil kursuna gittim. Temeli atmama çok yardımcı olduysa da bir süre sonra kurstan hem zevk almamaya başladım hem de yeterli gelmediğini hissettim. Bunun üzerine UBA’yı bırakıp biraz daha kendi çabalarıma ağırlık verdim. Bu yazıda kendi kullandığım bütün araçları sizlerle de paylaşacağım.

Not 1: Bahsedeceğim uygulamaların bazıları İngilizce bilmeyi gerektirmektedir.

Not 2: Bahsedeceğim bazı aktiviteler başlangıç seviyesinde de yararlı olabilecekken bazıları için daha iyi bir dil seviyesi gerekebilir. 

Kullandığım Uygulamalar

Sözlükler

Dil öğrenmek için telefonunuzda indirebileceğiniz birçok uygulama var. Bunlardan en barizi sözlük uygulamaları. Benim sözlük olarak kullandığım üç farklı uygulama var.

  • Word Reference: En iyi olduğunu düşündüğüm elektronik sözlük. Aslında bir çok sözlük seçeneği barındırmasına rağmen ne yazık ki Türkçe-İspanyolca seçeneği bulunmuyor. Ben İngilizce-İspanyolca, Spanish Verbs (İspanyolca fiiller) ve Spanish Definition (İspanyolca-İspanyolca) sözlük seçeneklerini kullanıyorum.
  • Spanishdict: İngilizce-İspanyolca sözlük. Bu uygulamanın sevdiğim yanı çevrimdışı da kullanılabiliyor olması. Ayrıca günün kelimesi (palabra del dia) özelliği de hoşuma gidiyor.
  • Google Translate: Google’ın çevirilerinin her zaman doğru olmadığı bir gerçek. Ancak Google son zamanlarda çevirilerini oldukça geliştirdi. Yukarıdaki iki uygulama sadece İngilizce-İspanyolca sözlük hizmeti verdiği için Google’ı direkt Türkçe-İspanyolca çeviriye ihtiyacım olduğunda veya bütün bir cümleyi anlamakta zorlandığımda kullanıyorum.

Daha önce Türkçe-İspanyolca sözlük de indirdim ancak memnun kalmadığım için sildim. Yine de özellikle Türkçe-İspanyolca bir seçenek arıyorsanız Sesli Sözlük‘ü deneyebilirsiniz.

Diğer Uygulamalar

Artık, sözlükler dışında da bir sürü dil öğrenme uygulamaları bulunuyor. Ben içlerinden sadece Duolingo ve Memrise‘ı kullandım. Siz de daha önce duymuş veya denemiş olabilirsiniz zira bunlar dil öğrenme uygulaması denince akla ilk gelenlerden. İlk olarak Flemenkçe’yi unutmamak için bu uygulamalara yönelmiştim. Daha sonra İspanyolca’yı ilk öğrenmeye başladığımda da bir süre denedim. Ancak iki seferinde de çok bir yararı olmadığını düşündüğüm için bıraktım.

Bence, özellikle başlangıç seviyelerinde, bu tarz uygulamalar çok zayıf kalıyor. Şahsen bu tarz uygulamalardansa birazdan bahsedeceğim podcastları tercih ediyorum. Yine de bu uygulamaların kullanan ve memnun kalan da birçok insan bulunuyor. O nedenle sizin de deneyip nasıl bir verim aldığınızı gözlemlemenizi öneriyorum.

Podcastler

Podcastleri keşfedince resmen “ben bu güne kadar ne cahilmişim” dedim. Bence podcastlar yeni bir dil öğrenmek isteyenler için muhteşem bir seçenek. Hem kulak dolgunluğunu sağlıyor hem de gerçekten öğretici oluyorlar. Benim düzenli olarak kullandığım iki site var:

  1. Coffee Break Spanish: Sitede seviye seviye podcast sezonlarını bulabilirsiniz. İskoçya’dan yayınlanan bu podcast serisi İngilizce-İspanyolca olarak yayınlanıyor. Her bir podcast son derece öğretici ve bir ders gibi geçiyor. Siteye buradan ulaşabilirsiniz.
  2. Hoy Hablamos: ise sadece İspanyolca yayınlanıyor. Bu podcast serisi Coffee Break Spanish gibi farklı sezonlara ayrılmamış. Birinci podcasttan başlayarak gittikçe seviyesi yükselse de hangi podcastta daha üst seviyelere geçtiğini anlamak pek mümkün değil. Her pazartesi ve cuma günleri yeni podcast ekleniyor. Şu anda (2018) ileri düzeyde podcastler yayınlıyorlar. Siteye buradan ulaşabilirsiniz.

Eğer iyi bir düzeyde İngilizce konuşabiliyorsanız ve bir de İspanyolca öğrenmek istiyorsanız Coffee Break Spanish sizin için çok yararlı olacaktır. Böylece gün içinde sadece 20 dakika kadar ayırarak hem İspanyolca dinleme hem de telafuz alıştırması yapabilirsiniz.

Hoy Hablamos ise bence sıfırdan başlamak için çok iyi bir seçenek değil. Sadece İspanyolca olması sebebiyle en azından başlangıç seviyesinde İspanyolca öğrenmiş olmak gerektiğini düşünüyorum. Şimdiki ve geçmiş zaman fiil çekimlerini bir kez öğrendikten sonra bu site de dinleme alıştırmaları için güzel bir seçenek olacaktır. Özellikle sadece İspanyolca olması kulak dolgunluğu açısından çok yararlı olduğunu düşünüyorum. Ve de İngilizce bilmiyorsanız bile İspanyolca temelini aldıktan sonra rahatça kullanabileceğiniz bir site.

Ayrıca iki sitenin de premium üyelik servisi var. Eğer üyelik satın alırsanız, podcast metinlerine de ulaşabiliyorsunuz ve dinlediklerinizi yazılı olarak da takip edebiliyorsunuz. Ayrıca üye olduğunuz takdirde başka öğretici aktivitelere de erişim kazanabiliyorsunuz.

Yabancı Dil Arkadaşı Bulmak

Dil öğrenmenin en zor yanı öğrenilen dili gerçekten konuşabilmek! Konuşmak, yeni bir dil öğrenirken hem başarması en zor kısım hem de pratik yapacak birini bulmak bazen çok zor olabiliyor. Konuşma pratiği yapmak için önce konuşacak birisi lazım değil mi?

En birinci çözüm: İspanyolca konuşulan bir ülkeye gitmek

Bu yazıda evde yapılabilcek aktivitelerden bahsedeceğim dedim ve bu başlık bulunduğum vaade uymuyor, biliyorum. Ancak dil öğrenmek isteyen herkesin mutlaka duyduğu klişeyi atlamak olmaz. Evet, doğru, dil öğrenmenin en etkili yolu ana dili olarak kullanılan bir ülkeye gitmektir.

Ancak, konumuza çok uymadığı için buna bu yazıda çok değinmeyeceğiz. Eğer Arjantin’deki dil okullarını merak ediyorsanız birinci İspanyolca Öğrenmek yazısına tekrar göz atabilirsiniz. Yine de, doğruyu söylemek gerekirse Arjantin’in lehçesi oldukça farklı olduğu için çok da önermem. Eğer bir yandan gezip bir yandan da dil kursuna gitmek istiyorsanız ve dil eğitimi biraz daha ikinci planda kalıyorsa Arjantin’i önerebilirim. Yok eğer bütün önceliğiniz dilse, Türkiye’de bulacağınız çoğu kaynak ve istisnasız bütün kurslar size İspanyol İspanyolcası öğreteceği için İspanya’yı tercih etmeniz daha iyi olabilir.

Bu noktada söyleyeceğim bir diğer şey ise aracı kurumların ayarladığı dil kurslarını tercih etmemeniz. Evet, yurt dışı dil eğitimini ayarlamanın en kolay yolu onlar. Yine de dürüst olmakta yarar var: 10 Türk birlikte İspanya’ya dil kursuna gittiğinizde İspanyolca konuşmayacaksınız. Bir sürü para verdiğiniz o dil kursu da size Türkiye’deki dil kursundan çok da farklı bir şey katmayacak. Daha az paraya turistik gezi yapın daha iyi bence. Hatta geziye tek başınıza çıkarsanız çeşitli zamanlarda İspanyolca kullanmak zorunda kalacağınız için (bilet alırken, tuvaleti sorarken, sipariş verirken, yön sorarken…) çok daha yararlı da olacaktır.

İkinci çözüm: Konuşma grupları

Birçok kurum İspanyolca konuşma grupları oluşturabiliyor. Bunun için öncelikli olarak şehrinizde bulunan dil kurslarına başvurabilirsiniz. İletişime geçebileceğiniz birkaç kurum:

  1. İspanyol Kültür Derneği
  2. Cervantes Enstitüsü
  3. Küba Dostluk Derneği

Genelde dil kursu olanakları büyük şehirlerde daha çoktur. Dolayısıyla bu tarz konuşma grupları da Ankara-İstanbul-İzmir üçlemesinin dışına pek çıkamıyor. Hal böyle olunca üçüncü seçeneğe geçiyoruz.

Üçüncü çözüm: İnternetten dil ortağı bulmak

Diyelim ki şartlar el vermiyor, yukarıdaki seçenekleri kullanamıyorsunuz. Hemen pes etmeyin! Yapabileceğiniz bir şey daha var. Teknolojinin gözünü sevip interneti kullanabilirsiniz. Sosyal medya üzerinden yabancı arkadaşlar bulabilirsiniz. Özellikle bu amaçla tasarlanmış bazı uygulamalar da var.

Swap Language benim bildiklerimden bir tanesi ancak Arjantin’e taşınınca çok iyi çalışmamaya başladı. Danimarka temelli bir uygulama, bir şans verip deneyebilirsiniz. Bir diğer, yaygın olarak da kullanılan, seçenek ise HelloTalk.

Ben ise bir Conversation Exchange adlı bir websitesi kullanıyorum. Özellikle burada, Arjantin’de, oldukça işe yarıyor. Bu site sayesinde şimdiye kadar 3 kişiyle görüştüm. Önce ingilizce sonra ispanyolca sohbet edip pratik yapmaya çalıştık. Ama bunların dışında asıl Meksikalı arkadaşımla tanışmamı sağladığı için bu siteyi seviyorum. Evet, Türkçe öğrenmeye çalışan Meksikalı bir kızla tanıştım. Mail yoluyla konuşuyoruz ve her maili hem Türkçe hem de İspanyolca yazıyoruz. Ayrıca her seferinde bir önceki maildeki yanlışları düzeltip öyle gönderiyoruz.

Yakın zamanda Conversation Exchange’e benzer bir site önerisi daha aldım: Interpals. Henüz ben de yeni deneyeceğim. Daha sonra deneyimlerime göre yazının bu kısmını güncelleyebilirim.

Kitap Okumak

Benim en sevdiğim aktivitelerden biri. Hem keyif alıyorum hem de çok yararlı olduğunu düşünüyorum. Şahsen İngilizce öğrenirken de kitap okumaya başladığım zaman dil seviyemde bir sıçrama olduğunu hissetmiştim. Aynı gelişmeyi İspanyolca’da da görmeyi umuyorum.

Kitap okumaya orta seviyeye geldikten sonra başladım. Daha öncesinde bazı yakınlarım bana bebek kitapları ödünç vermişti ama yaş seviyesi çok düşük olan kitaplara sadece eğitici olması için bile sabır gösteremedim ne yazık ki. Böyle olunca biraz daha bekleyip daha sonra zaten sevdiğim çocuk kitaplarını okumaya karar verdim. İnternetten İspanyolca bir iki kitabın pdf’ini bulabildim.

Şu anda hala ilk başladığım kitap olan Charlie’nin Çikolata Fabrikası’nı (Charlie y la Fabrica de Chocolate) okumaya devam ediyorum. İlk başta kendimi çok sıkmamak için hergün bir sayfa okuyordum, daha sonra okumak gittikçe kolaylaşmaya başladı ve ben her gün iki sayfa okumaya başladım. Eğer sayfalar çok resimliyse üç sayfaya çıkarttığım da oluyor. Bu bitince Alice Harikalar Diyarında’ya geçeceğim. Hayalim, ve hedefim, seviyemi iyice ilerletip Harry Potter serisini baştan sona okuyabilecek hale gelmek. 🙂

Bulduğum pdf’lerin hepsi İspanyol İspanyolcasıyla yazılmış. Aslında günlük hayatımda Arjantin İspanyolcası kullanıyor olsam de kitapların İspanyol olması beni rahatsız etmiyor. Ki bu sizler için bir avantaj da olabilir.

Sözlük Okumak

Evet, sözlük okumak. Bunu eşim bana ilk söylediğinde “Hadi ordan ne sözlük okuması ya! Nasıl okuycam ben kocaman sözlüğü. Çok sıkıcı bi’ kere. Iy öyle şey mi olur…” ve benzeri milyonlarca yakınmayla kafasının etini yemiştim. O bana birkaç ay boyunca sabırla ısrar etti, ben de o birkaç ay boyunca inatla mızmızlanmaya devam edip okumadım.

Hatalıydım, pişmanım.

Sözlük okumak, evet biraz sıkıcı olabiliyor, ama çok yararlı bir aktivite. Çünkü bilinçsizce de olsa sözlüğe bakarken çok şey öğreniyorsunuz. Ben bir süredir yukarıda gördüğünüz küçük sözlüğümü yanımda taşıyorum. Her gün bir sayfasını okumaya çalışıyorum. (Daha B harfine yeni geçebildim…) Ya da acil değilse o anda aradığım kelimeye telefon uygulamalarından değil de sözlükten bakmaya çalışıyorum. Çünkü bir kelimeye bakarken sayfada gördükleriniz, araken okuduğunuz diğer kelimeler de kafanıza işleniyor. Hiç fark etmekden daha nicelerini öğreniyorsunuz.

(Bu ani dönüşümü nasıl yaşadığımı sorarsanız, geçenlerde İlber Ortaylı’yla Celal Şengör’ün katıldığı programlardan birini izliyordum. İkisi de okudukları sözlüklerden bahsedip durdular. Ben de bırakın sadece İspanyolcayı, büyük ansiklopedileri okumanın ne kadar güzel ve yararlı bir şey olduğuna birden ikna oluverdim.)

Günlük Yazmak

Bu benim de sürekli yapamadığım bir aktivite. Bir ara her gün yazmak için uğraşmıştım ama sonra süre çok sık geldi ve cümlelerim kendni çok tekrarlamaya başladı. Baktım sıkılmışım sırf yazmış olmak için bir önceki günün sayfasından cümle çalıyorum, kendimi çok sıkmayı bıraktım. Artık düzenli olmasa da aralıklarla yazmayaçalışıyorum. Çünkü inanılmaz bir yararı olduğunu düşünüyorum. Hatta bence bütün yaptıklarım arasında bana nasıl bir katkı sağladığını en hızlı görebildiğim şey günlük yazmak.

Şöyle ki günlük yazmak konuşmamı da kolaylaştırıyor. Mesela günlüğüme en son gittiğim geziye dair bir şeyler mi yazdım, daha sonra aynı konuyu bir Arjantinli’ye anlatmak çok daha kolay oluyor. Çünkü o konuda söylemek istediklerimi daha önceden düşünmüş ve gerekli kelimeleri arayıp bulmuş oluyorum.

Birçoğunuz “ya konuşmak istiyorum ama o anda kelimeler aklıma gelmiyor, tıkanıp kalıyorum” derdini yaşamış olabilirsiniz. Öğrendiğiniz dilde günlük tutmak konuşurken o kelimeleri çok kolay bulmanızı sağlıyor.

Müzik Dinlemek & Film İzlemek

En çok duyulan öneriyi en sona yazdım çünkü 1) çok bariz, 2) bu yazıda kendi kullandığım yöntemleri paylaşmayı amaçladım ancak bu bariz seçenekler benim için biraz (ya da bayağı) alt sıralarda kalıyor. Yine de yapmadığım şeyler değil tabi ki. Sadece özellikle öğrenme amaçlı müzik dinlediğimi söylersem çok büyük bir yalan olur.

Daha objektif yaklaşacak olursam: Filmler ve şarkılar, yeni kelimeler öğrenmek, içeriğe bakarak anlam çıkartmak, genel temayı anlamak gibi konularda kişinin kendini geliştirmesi ve öğrenilen dilde kulak dolgunluğunu yakalamak için çok etkili kaynaklar. Özellikle bir şarkıyı sözlerine de bakarak dinlemek, bir filmi orijinal dilinde Türkçe altyazılı (veya kendi dilinde altyazılı) izlemek öğrenmeye büyük katkı sağlayabiliyor.

Kişisel Seçimler

Gördüğünüz gibi kendi kendine İspanyolca öğrenmek için uygulanabilecek birçok yol yöntem var. Bunlardan hangilerini seçip uygulayacağınız size kalmış. Bence tamamen zevk meselesi.

Hazır olun, itiraf geliyor: bir önceki başlıkta bahsettiklerimi ben, şahsen uygulamıyorum. Bir kere ben televizyon izlemeyi hiç (ama hiç) sevmem. İzlesem bile Arjantin kanalları açık olduğu için İspanyolca yayınların altyazısı olmuyor. En fazla CSI serilerini veya The Simpsons’ı İngilizce dilinde İspanyolca altyazılı izleyebiliyorum. Şarkıları ise sadece zevk için dinleme huyumdan vazgeçemedim. Açıp şarkıların sözlerine bakıyorum dersem büyük yalan olur. O anda sadece dinleyip şarkıdan zevk almayı tercih ediyorum. Arada bir merak ettiğim bir kısmı olursa açıp bakıyorum sadece.

Öte yandan kitap okumak, podcast dinlemek çok (ama çok) hoşuma gidiyor. Ya da yazının başında bahsettiğim gibi mobil dil uygulamaları hoşuma gitmiyor ama sözlükleri günlük hayatta büyük kolaylık sağladığı için sık sık kullanıyorum.

Kendi Planını Hazırlamak

Sürekliliği sağlamak ve motivasyonunuzu kaybetmemek için kendi zevkinize göre bir çalışma planı çıkartmalısınız. Yine de planınızı yaparken dikkat edilmesi gereken birkaç nokta var:

  1. Okuma, yazma ve dinleme aktivitelerinin her birine yer vermeye çalışın. İspanyol filmleri hoşunuza mı gitmiyor, müzik dinleyin. Kitap okumaktan hoşlanmıyor musunuz, internetten küçük haberler bulup onları okumayı deneyin. Mesela daha magazin içerikli şeyler kitaplardan daha kısa ve ilginç olabileceği için onları okumayı deneyebilirsiniz. Günlük yazmak zor mu geliyor, kendinize bir chat arkadaşı bulmayı deneyin. Yani her halükarda her etkinliğe zaman ayırmaya çalışın. (Başka bir deyişle ben okumayı sevmiyorum deyip belli bir alanı tamamen boşlamayın)
  2. Konuşma pratiği yapmayı da unutmayın. Sonuçta yeni bir dil öğrenmekteki asıl amacımız o dili konuşabilmek değil mi? Bu ulaşılması en zor alan olabilir ancak yukarıda denenebilecek birçok seçenek saydım. Bu seçeneklere en azından bir şans verin.
  3. Ne sıklıkta çalıştığınız da önemli. Her gün biraz alıştırma yapmak size muhteşem bir katkı sağlayacak olsa da böyle bir zaman ayırmak sizin için zor olabilir. Ancak öğrenmeyi sağlamak için belli bir limitin altına da inmemek gerekir. Haftada en az 1 kez öğrenmek istediğiniz dile zaman ayırın. Daha azı sürekli unutmanıza, kendinizi tekrarlamak zorunda kalmanıza ve bir süreden sonra motivasyonunuzu kaybetmenize sebep olabilir.

Sizin de kendi kendine İspanyolca öğrenmek için yaptığınız şeyler var mı? Ne gibi yöntemler kullanıyorsunuz? Bildiğiniz, benim bu yazıda benim bahsetmediğim başka uygulamalar veya aktiviteler var mı? Bana önerebilceğiniz veya paylaşmak istediğiniz şeyleri lütfen yorumlara yazmaktan çekinmeyin!

Bumerang - Yazarkafe