Antalya Gezi Rehberi | Türkiye

Turizm cenneti olan Antalya, yabancıların olduğu gibi birçok yerli tursitlerinde gidilecek yerler listelerinde bulunuyor. Ama seveni de var sevmeyeni de. Kimisi görüp aşık oluyor kimisi de bir daha gitmem diyor. Peki neden insanlar Antalya’ya karşı bu kadar karışık duygular besliyorlar? Antalya neden sevilir? Neden küsülür? Ne zaman gitmek lazım? Gidince neler yapmalı? Hepsi ve daha fazlası Antalya Gezi Rehberi’nde açıklığa kavuşacak.

Antalya

Memleketim diye demiyorum ama Antalya gerçekten de çok ama çok güzel bir yer. Burayı bu kadar eşsiz yapan şey ise birçok doğal güzelliği harika bir uyumla bir arada bulundurmasıdır. Antalya’nın hem dağı, hem denizi, hem falezleri, hem sahilleri vardır. İkliminin yumuşaklığı renklerine renk katar. Aynı zamanda köklü bir geçmişse sahiptir ve şehirin gerek içinde gerek etrafında birçok tarihi sit alanı bulunmaktadır. Antalya’ya gelip görenlerin aşık olması da bu sebeptendir.

Küçük bir not: Bu yazıda sadece Antalya’nın merkez bölgesinden bahsedeceğim. İlçelere ve Antalya ile çevresinden bulunan antik kentlere dair daha detaylı yazılar ilerleyen günlerde bloga eklenecektir.

Zaman

Antalya’nın en güzel zamanları bahar aylarıdır. Antalya aşığı tanıdıklarınız varsa sorun, büyük ihtimalle onlar da bahar aylarında ziyaret etmişlerdir. Zira yaz sıcakları pek çekilecek çile değil. Hele ki alışık olmayanlar için son derece rahatsız edici olabilir. Zaten Antalya’ya gelip de sevmeyenler büyük ihtimalle burayı temmuz-ağustos aylarında ziyaret etmiş, sonra da güneş yanıklarına yoğurt sürmek zorunda kalmış kişilerdir.

Ulaşım

Bir metro sistemi bulunmayan Antalya’nın şehiriçi otobüslerin yanı sıra bir nostaljik bir de modern tramway hattı bulunmakta. Toplu ulaşımı kullanabilmek için Antalyakart almanız gerekiyor. Özel tarifeli (öğrenci, emekli gibi) olmayan Antalyakartlar birden fazla kişi tarafından kullanılabilir.

Şehirlerarası ulaşım ise otobüs ve uçakla yapılabilir. Antalya’nın havalimanı Türkiye’nin en büyük ve modern havalimanlarından biridir. Bunların yanı sıra, yerel halk hızlı tren hattı da Antalya’ya kadar uzatılsın diye sabırla beklemektedir.

Gezilecek Yerler:

Karaalioğlu Parkı

Halk arasında Karaoğlan parkı olan bilinen ve bahsedilen bu park (Çünkü kara-ali-oğlu demek çok zor) Antalya’nın o güzel manzaralarının tadını çıkartmak için mükemmel bir nokta. Antalya koyuna muhteşem bir açıdan bakan bu parkın çok güzel bir dağ ve deniz manzarası vardır. Ayrıca çok da güzel bir parktır. Fotoğraf meraklılarının Antalya’da mutlaka gitmesi gereken noktalardan biridir.

Kaleiçi

Kaleiçi; eski Antalya’nın kale surları içinde kalan, restore edilmiş geleneksel Türk evleriyle dolu, Antalya’nın tarihi mekanlarından biridir. Antalya’yı ziyaret eden herkesin mutlaka gidip görmesi gereken bir numaralı yerdir Kaleiçi. İnsana hem tarihi dokuyu hissettirir hem denizle birlikte çok güzel manzararlara ev sahipliği yapar, hem de birçok cafe, restoran ve gece kulübüne ev sahipliği yapar.

Bunların yanı sıra Kesik Minare ve Yivli Minare Kaleiçi’nde bulunan görmeye değer mekanlardandır. Eski evlerin arasından en aşağıya kadar indiğinizde Yat Limanı‘na ulaşırsınız. Bir yat turu yapmanızı öneririm. Şehri ve falezlerin görkemini bir de sudan görmek bence güzel bir deneyim oluyor. Yarım saatlik kısa turları veya aşağıda da bahsedeceğim bir saat süren Düden Şelalesi turlarını tercih edebilirsiniz.

Kaleiçi’ne birçok farklı noktadan girilebilir. En çok bilinen ve kullanılan üç tanesi: Karaalioğlu parkından giriş, Üç Kapılar, Saat Kulesinin yanından giriş şeklindedir.

Üç Kapılar

Üç Kapılar; Eski Antalya’nın, dolayısıyla Kaleiçi’nin girişlerinden biri. Aynı zamanda Hadrian’ın Kapısı olarak da bilinir.

Atatürk Caddesi

Atatürk Caddesi, şehrin canlı alışveriş caddelerinden biri. Birçok mağaza ve cafelere ev sahipliği yapan bu cadde şehrin en merkezi noktalarından biridir. Karaalioğlu Parkı ve Üç Kapılar da bu cadde üzerinde bulunmaktadır. Bunların yanı sıra Atatürk’ün ziyareti sırasında kaldığı, halka açık bir müzeye dönüştürülmüş evi de bu cadde üzerinde bulabilirsiniz.

Antalya Müzesi

Hem Antalya’nın hem de Türkiye’nin gururu müzelerdendir. Antalya gibi geçmişi uzun bir şehirden çıkan bir dolu kalıntı ve tarihi eser bulunmaktadır. Özellikle civardaki antik kentleri de gezmişseniz bu müzeden ayrı bir zevk alırsınız. (Antik kentler yazısı ilerde bloga eklenecek)

Nostaljik Tramvay

Nostaljik Tramway, falezlerin üstünden sahil şeridinde hizmet veren, Işıklar Caddesi’nden Beach Park Varyantı’na kadar bir alanda işleyen tatlış bir tramvay. En güzel yanı ise şimdiye kadar bahsettiğimiz bütün noktaların Nostaljik tramvayın hattı üzerinde bulunması. Tramvayı bu yerleri gezerken rahatça kullanabilirsiniz.

Yalnız küçük bir uyarı, fazla nostaljik olduğundan tramvay yaz aylarında çok sıcak ve havasız olabiliyor. Eğer temmuz ayıysa ve tramvay çok doluysa hiç binmeyin derim.

Aquarium’un kendi sitesinden alınmıştır. Çünkü kendi fotoğraflarım arasında içinde çoluk çocuk olmayanını bulamadım.

Aquarium

Avrupa’nın en büyük akvaryumu olma özelliğine sahip Aquarium yüzlerce balık çeşidine ev sahipliği yapmaktadır. Ayrıca etkileyici dekorasyonlarıyla da dikkat çekmektedir. Burada köpek balıklarını batık bir gemiye girip çıkarken, vatozları düşmüş bir uçağın etrafında gezinirken görebilirsiniz.

Düden Alt Şelalesi’nden bir kare.

Antalya’nın Şelaleleri

Düden Şelalesi

Düden Şelalesi Antalya’nın meşhur şelalelerinden biridir. Ancak yerini bulmak biraz zor olabilir. Çok saklı bir yerde bulunduğundan değil, internetten Düden şelalesi olarak arasanız karşınıza Düden Şelalesi ve Düden Alt Şelalesi olmak üzere iki farklı yer çıkacaktır.

Bunlardan birincisi etrafına piknik alanları ve doğal parkıyla Düden Şelalesi’nin birinci dökülme noktasıdır. Karpuzkaldıran adıyla da bilinir. Şehir merkezinden yaklaşık olarak 10 km uzaklıktadır. Güzel doğasının yanı sıra buranın en ilgi çekici özelliği şelalenin ardında mağaralar bulunmasıdır. Antalya’nın jeolojik yapısı büyük oranda kalkerli taşlardan oluştuğu için şelale suları arkasındaki taşları zamanla oyup derinleştirmiş. Böylece insanların şelalenin arka tarafına geçip suya ters taraftan da bakabileceği patikalar ve oyuklar oluşmuş.

İkincisi, yani Düden Alt Şelalesi ise şelalenin denize döküldüğü yerdir. Falezlerin üzerinden gürüldeye gürüldeye dökülen suları görmek istiyorsanız gitmeniz gereken yer burası olacaktır. Şelalenin etrafında Düden Parkı bulunmaktadır. Şelaleyi buradan ziyaret edebilir, aynı zamanda parkı da gezip etraftaki cafe ve restoranları da deneyebilirsiniz. Ya da Yat Limanından Düden Şelalesi turu yapan teknelerden birine binip, şelaleyi karşıdan görme imkanı yakalabilirsiniz. Yat turlarını şiddetle öneririm. Düden turları yaklaşık 1 saat sürüyor. Şahsen hem tekne turu yapıp hem de şelaleyi denizden görme fikri bana daha cazip geliyor.

Kurşunlu Şelalesi

Bir diğer ünlü şelale ise Kurşunlu Şelalesi. Kurşunlu’nun çevresi park ve piknik alanı olarak düzenlenmiştir. Burada rahatça birkaç saat geçirebilir, gitmişken küçük bir piknik yaparak  yemeğinizi orada yemeyi tercih edebilirsiniz.

Kurşunlu’nun etrafını çevreleyen doğal örtü çok etkileyicidir. Ancak bence Kurşunlu Şelalesinin en güzel tarafı bütün nehir boyunca küçük şelaleciklerin ve bu şelalelerin döküldüğü noktalarda küçük gölcüklerin bulunması.

Konyaaltı Sahilinden bir kare.

Plajlar

Daha önce de bahsettiğim gibi bu yazıda ilçelerden değil de Antalya Merkez‘den bahsediyoruz. Merkezde 2 farklı güzel plaj var: Konyaaltı Plajı ve Lara Plajı.

Konyaaltı Plajı taşlıdır. Bu sebeple denize girerken yürümek biraz daha zordur. Lara plajı ise kumludur. yürümesi daha kolaydır ama su daha bulanıktır. Konyaaltı plajı ise genellikle berraktır.

Antalya’da öğleden sonra denizden meltem rüzgarları eser. Bu da öğleden sonraları denizin dalgalı olacağı anlamına gelir. Özellikle yaz aylarında sahiller çok kalabalık olur. Bu nedenle Antalya’nın yerlisi genellikle denize sabahın erken saatlerinde, deniz durgun ve boşken gitmeyi tercih eder. (memleketten ip uçları)

Eğlence

Televizyonlarda mutlaka görmüşsünüzdür yazın Antalya’da çılgınca eğlenen turistler haberlerini. Peki bu turistler nerelerde eğleniyor kardeşim diyorsanız hemen söyleyeyim.

  1. Kaleiçi: Evet yine Kaleiçi’nden bahsediyoruz çünkü orası turizmin, eğlencenin, kültürün, manzarının patlama yaşadığı yer. Burada bulunan bar veya kulüplerden istediğinizi seçebilirsiniz.
  2. Beach Park: O sahilde kopan turist videoların çekildiği başlıca mekan.
  3. Konyaaltı Sahili: Konyaaltı sahilinin etrafı son zamanlarda yenilendi ve modernleştirildi. Halk arasında Konyalatı denilince hemen anlaşılır genelde ama haritalarda daha rahat bulabilmeniz için ben size şöyle tarif edeyim: Konyalatı sahiline doğru uzanan Gazi Mustafa Kemal Bulvarı üzerinde bulunan mekanlara bakabilirsiniz. Burada da bir sürü güzel bar ve cafe bulabilirsiniz.
  4. Lara Caddesi: Lara Caddesi, Lara Semtinin kıyı şeridi boyunca uzanan caddesidir. Bu şerit boyunca bir sürü güzel cafe, restoran ve bar bulunur.
  5. Atatürk Caddesi: Yukarıda da bahsettiğim Atatürk Caddesi tatlı cafe ve restoranlarıyla bu listeye eklenebilir.

Yemek

Doğru söylemek gerekirse Antalya’nın bir Adana bir Urfa gibi kendine özgü bir mutfağı yoktur. Ama kendi yorumunu yaratıp tadına tat kattığı yemekler vardır. Mesela piyaz, mesela kabak tatlısı…

Biz Antalyalılar, her şeye tahin koymayı pek severiz. Bu yemekleri genelde bilinen hallerinden ayıran da budur. Piyazı tahinli yaparız, kabak tatlısının üzerine de tahin gezdiririz. Ve hem kalori hem lezzet bombası yaratırız! Size önerim, Antalya’ya gitmişken bir köfte-piyaz yiyin, üzerine de bi kabak tatlısı söyleyin. Bu güzel menü için size mekan önerim: Topçu Kebap. Şehrin tam merkezinde Kazım Özalp Caddesi üzerinde bulunuyor. Biraz salaş ama temiz ve güzel bir mekan. İsterseniz Kaleiçi’ni gezeceğiniz günün planına Topçular’ı da ekleyebilirisiniz. (yine halk arasındaki ismi)

Bir de evinize dönmeden bir kavanoz reçel almak istebilirsiniz. Akdeniz yörelerinin geleneksel turunç reçeli de dahil olmak üzere birçok farklı reçel türünü Antalya’da bulabilirsiniz. Bunların arasında en özgün olanları patlıcan reçeli ve karpuz kabuğu reçelidir. Değişik tatları sevenlere duyrulur.

Önerebileceğim diğer mekanlar:

Lara Balık Evi: Antalya’nın en ünlü balıkçısı. 3 farklı yerde bulunuyorlar: Konyaaltı, Lara ve Işıklar. Hepsinin ortamı çok güzel olmakla birlikte Işıklar’daki Lara Balık Evi’nin manzarası diğer ikisinden daha iyidir. Falezlerin üstünden deniz ve dağ manzarası sunar. Konyaaltı şubesinde de deniz manzarası vardır ancak Lara şubesinden deniz görülememektedir. Lara Şubesi de aslında falezlerin üstünde deniz kenarında gibi gözükse de denizle arasında Falez Parkı girdiği için yeşil alan manzaralıdır.

Sheakespeare: Cafe/restoran. Türkiye’de Antalya dışında birkaç şehirde daha bulunuyorlar ama en çok Antalya’da şubeleri var. Benim sevdiğim güzel mekanlardandır.

Burger Sound: Özellikle hamburger-severler için. Hamburger dışında et yemekleri de bulabilirsiniz. Lezzet/fiyat performansı en başarılı mekanlardan biri.

Sarı Demlik: Yeni ve güzel bir kahvaltı mekanı. Çok kalabalık olabiliyor, haberiniz olsun.

Çakırlar: Çakırlar, Antalya’nın sevilen, köy kahvaltısı mekanlarının bulunduğu bölgenin adı. Burada birbirinden derme çatma mekanlarda gözlemeli sucuklu güzel kır kahvaltısı yapabilirsiniz. Birbirinden farklı birçok mekan bulunuyor Çakırlar’da. Kullanılan malzemeye göre kalite çok değişebiliyor. Bu mekanlar malzemelerini direkt köylerden aldıkları için bir standart tutturmak da biraz zor olabiliyor. Genel olarak Kezban Yenge’nin  popüleritesi yüksektir. Ancak biz ailecek Bucaklı Aydoğan’ın Yeri’ni tercih ediyoruz.

Dondurma Dükkanı: Biricik editörümün önerisiyle Dondurma Dükkanını da listeye eklemeye karar verdim. Atatürk Caddesi üzerinde bulunan bu dondurmacının en büyük özelliği aklınıza gelen gelmeyen her aromada dondurma çeşitlerinin bulunmasıdır. Antalya’nın sıcak havasında yenebilecek en güzel tatlı dondurmadır. O nedenle Dondurma Dükkanı’na uğramayı da planlarınıza ekleyebilirsiniz.

Nur Pastanesi: Şehrin birçok yerinde bulabilirsiniz. Aslında bildiğiniz ortalama bir pastaneler zinciri Nur Pastaneleri. Ayırt edici olan tek bir özelliği var: yanık dondurma. Yanık dondurma Antalya-Burdur-Isparta çevresine özgü bir tatlıdır ve çok bilinen bir lezzet değildir. Tadı bildiğiniz yanık sütle yapılmış dondurma gibi. Kulağa ilk etapta garip geliyor olabilir ama oldukça güzeldir. Değişik lezzetlere meraklı olanlara bir kez daha haber salmış olayım.

Son

Fazla deneyimden olsa gerek yazdıkça yazdım, yazdıkça yazdım. Sürekli ekleyecek bir şeyler buldum. Hatta yayınladıktan sonra da bulmaya devam ettim. O nedenle bu yazı bana memleketten ipuçları ilhamları geldikçe güncellenmeye devam edecek. Son güncellenme tarihini aşağıdaki yazı bilgilerinden kontrol edebilirsiniz.


Yazı Bilgileri:

Gezi tarileri: 30 Temmuz – 18 Mayıs 2018 (artı bütün çocukluğum)

Son güncelleme: 5 Haziran 2018

Bumerang - Yazarkafe